 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
 |
|
 |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
Size
özel seçme fıkralar
Yağmurluk
İkiz kardeşler annlerının karnında papaz kaçtı oynuyorlarmış,
derken diğeri ötekine seslenmiş hey kapı açılıyor demiş ötekide
olsun ya gelen babamdır demiş. Diğeri değil deyince nerden anladın
diye sormuş oda babam hiç yağmurluk giymezki demiş.
Delikçi Memet
Yeni evlenen çocuk cinsellik ile alakalı hiç bir bilgisi yoktur,
kız da bir o kadar saf, ilk gece ne yapacaklarını bilmeden
oynaşırlar. Sabah olduğunda babası oğluna sorar ne oldu ne
yaptın.?
Oğlu cevap verir valla henüz birşey olmadı, ama çok yakında olur
der babasına. Ertesi gün olur babası yine sorar ne oldu.? Cevap
yine aynı bişi olmadı.
Aradan birgün daha geçer, babası yine sorar oğluna ne oldu.
Oğul bu sefer farklı bir cevap verir. Valla bayağı yumuşattım
yakında kesin delerim der.
Aradan bu şekilde birkaç gün daha geçer, ama hiç bir değişiklik
olmaz sonunda babası oğluna der.
Bak oğlum, bizim köyün altındaki köyde namlı bir adam var namınca
ona delikçi Mehmet derler, istersen onu kimse duymadan çağırıp şu
işi hallettirelim yoksa rezil olucaz elaleme. Oğul tamam der ve
babası haber yollar delikçi Mehmete, adam gelir akşama eve ve
derki beni bu gece yeni gelinle yalnız bırakın, sabaha işi
bitirmiş olarak size teslim ederim der, bizim kör cahillerde tamam
derler, adam zaten hovardanın önde gideni namı ile delikçi Mehmet,
sabah olur delikçi gelinin işini bitirmiş vaziyette babaya teslim
eder, üstüne üslük yaptığı hizmetin ücretinide alır ve çeker
gider. Akşam olduğunda yeni damatla yeni gelin yalnız kalırlar bu
arada gelin işi öğrendi tabi tecrübe sahibi oldu, nede olsa yeni
damada her şeyi neyi nasıl yapacağını gösterir ve sabah olduğunda
babası tekrar sorar ne oldu oğlum tamammı damat cevap verir.
Ya baba tamamda ben göbekten uğraşıyodum delmeye bu adam çok
aşağıdan delmiş ya. Babası cevap verir o pezevenk ananıda ordan
delmişti.
Beni dinle
Adam evine erken gelir bir bakarki en samimi arkadaşı karısı ile
sevişiyor. Başlar konuşmaya;
-Şevket bunu bana nasıl yaparsın senle beraber aynı okullarda
okumadıkmı ? aynı dönem aynı yerde askerlik yapmadıkmı sen benim
hayatımı kurtardın ben senin,asker dönüşü paran yetmedi işini
kurmak için sermayeni ben vermedimmi,şevket...
şevket bari ben konuşurken dur....
Belediye Damgası
Çok mutaasip bir aile çocugu yine kendi gibi mutaasip eline el
değmemiş bir kız bulur ve onunla evlenmeye karar verir, kız da
kaşarmı kaşar, yatıp kalkmadığı erkek kalmamış. Delikanlınin
ailesi ne hikmetse tutturmuş kızlık muayenesi yaptıracağız diye,
kız kendinden emin değil ama zoraki kabul etmiş ve kara kara
düşünmeye baslamış ben ne diyeceğim diye. En samimi arkadaşına
durumu anlatmış o da "canım bundan kolay ne var, git kasaba rica
et herhangi bir etin üzerindeki zarı soyup sana versin, tanıdık
bir doktor var, ona rica ederiz sana bir kızlık zarı yaparız"
demiş.
Kız da dediğini aynen yapmış, artık içi rahat muayene olmaya
gitmiş. Delikanlı orda, ailesi orda, doktor "uzan kızım demiş" kız
uzanmış, doktor birden kafasını kaldırıp ordakilere bakmış "allah
allah" demiş. Ordakiler "ne oldu" demiş, "bir problem mi var
doktor"
Doktor "bir dakika deyip raftan ansiklopedileri indirmiş bakmış
bakmış sürekli şaşkın şaşkın kıza bakıp "allah allah" deyip
duruyormuş.
Delikanlı dayanamayıp sormuş "doktor bey yoksa kız değilmi?"
Doktor; "kız olmasına kız ama benim anlayamadığım belediyenin
damgasının burda ne işi var?!!!!"
Tedbir
Kızılderililerin genç reisi 18 yaşına geldiğinde canı kadın ister.
Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:
- "Oturan Boğa kadın ister." Büyücü:
- "Oturan Boğa ormana gitsin, üzerinde delik olan bir ağaç gövdesi
bulsun ve onun üstünde eğitim yapsın, hazır olunca gelsin. 15 gün
sonra reis geri gelir. Der ki:
- "Oturan Boğa hazır." Büyücü de kabiledeki en güzel kızı ona
verir. Reis alır kızı çadıra girer.
- "90 derece eğil" der. Kız eğilince, kıza bir tekme vurur. Kız
çığlık atarak bunu niçin yaptığını sorar. Reis şöyle cevap verir:
- "Oturan Boğa akıllandı, önce yaban arılarını kontrol!"
Pilot
Uçak havalandıktan sonra pilot mikrofonu açıp şöyle demiş "sayın
yolcularımız uçağımız havalanmış durumdadır kemerlerinizi
çözebilirsiniz" demiş ve arkasına yaslanmış. ve mikrofonun açık
olduğunu unutan pilot kendi kendini önce bir gerinmiş ve
söylenmeye başlamış "oooohhhh gidim önce bir sıçim ondan sonrada
şu hostese bir yüklim demiş " içrideki yolcular hepsini duymuş
hostes durumu düzeltmek için içeriye koşmaya çalışırken ayağı
takılıp düşmüş yoculardan biri acele etme bacı adam önce sıçacak
yav demiş.
Zula
Bir gün bi adam ile kızı,karayoluyla Hakkariden Şırnağa
gidiyorlarmış Arabalarının bagajında da bir sandık dolusu altın ve
mücevher varmış Güle oynaya yollarına devam ederken birden
yollarını teröristler kesmiş Adamı arabadan indirmişler,kızı da
arabanın arkasından dolanarak babasının yanına gelmiş.Teröristler
üstlerini arayıp bişey bulamıyınca arabayı alıp kaçmışlar. Adam
yolun kenarına çökmüş.
-Gittii altınlar! Diye yakınmaya başlamış. Bunu görünce kız:
-Üzülme baba onları aşk üçgenime sakladım demiş.
Adam bunu duyunca iyice kendini yerden yere atıp:
-Tüüh,tüh!Anan da gelseydi,arabayı da kurtarırdık demiş.
Ben Yaşıyorum
Berrin bir işe müracaat etmis, medeni halini sormuşlar.
- Bes yıldır dulum, iki çocuğum var, biri on diğeri iki yaşında...
- Küçük çoçuğunuz iki yaşında ve kocanız öleli beş yıl oldu öyle
mi ?
- Evet, ama ben yaşıyorum!..
Dolmakalem
Adamın birinin daldan dala gezerken cinsel organı kırılmış.
Doktora gitmiş doktor adama her akşam yatmazdan önce on onbeş
dakika cinsel organını bir bardak süte bandırmasını istemiş adam
eve gelip yatma vakti geldiğinde banyo ya girip doktorun
dediklerini uygulamaya başlamış tabi karısı içerde bekliyor ve
kocasına seslenmiş. Aradan biraz zaman geçtikten sonra kadın
sabırsızlanıp dalıvermiş banyoya kadın şaşırarak,
- Ay kocacığım kırk yıl düşünsem bunun bir dolma kalem gibi
doldurulduğu aklıma gelmezdi...
Telkin
Kadının başı çok ağrıyormuş. Demişler ki bir psikiatrist var.
Harika tedavi ediyor. Neyse, gitmiş doktora, akşam eve gelince
kocası sormuş
- "Ne oldu" diye.
- "Valla, bana telkin önerdi, bir yere oturup kafamı iki elimin
arasına alıp sallana sallana 'bu kafa benim değil, bu kafa benim
değil' diye tekrarlayacakmışım." Kadın 3-4 gün bu işe devam etmiş
ve başağrıları tamamı ile geçmiş. Ancak bu sırada kocasında bir
sorun baslamış. Adamda tık yok. Geceleri sırtını dönüp yatıyor.
İlişki milişki hak getire. Sonunda kadının da ısrarı ile adam da
aynı doktora gitmiş. Akşam eve gelince kadın ne oldu demiş. Adam
- "Bırak yaa demiş, bana da telkin önerdi ama ben öyle saçma
şeyleri yapmam" demiş, demiş ama o günden sonra adam olmuş bir
canavar. Eve gelince kadını hemen yakalayıp yatağa atıyor. Durum
felaket. Neyse herkes çok memnun ama kadın da bu işin nasıl
olduğunu merak ediyor. Bir gün kadın eve gelmiş. Adam
- "Hadi karıcığım demiş, sen hemen yatağa gir, ben bi banyoya
gidip geleyim" demiş. Kadın gizlice adamı takip etmiş. Ne görsün.
Adam banyoda klozete oturmuş, kafasını iki elinin arasına almış
sallanıyor.
- "Bu karı benim değil, bu karı benim değil"
Aptallık
Bir Alman, bir ingiliz, bir Laz barda oturmuş bir yandan içip, bir
yandan karılarının aptallığı konusunda sohbet ediyorlarmış. Alman
demiş ki: "Benim karım Helga o kadar aptal ki geçen gün ucuzluk
var diye marketten 300 Mark'lik et almış, halbuki bir buzdolabımız
bile yok!" İngiliz gülmüş: O da birşey mi?" demis, "Benim karım
Elizabeth daha da aptal. Babası çok zengindir, geçen hafta
kendisine 6000 Pound'a araba aldırdı, ama kullanmayı bilmez." Laz
atlamış. "Ula uşaklar, siz ne diyorsunuz" demiş, "Benim karım
Fadime hepsinden aptal. Bodrum'a iki haftalık tatile gidiyor. Dün
bavulunu yaparken gördüm, 400 tane prezarvatif almış, halbuki çükü
bile yok!"
Masal
Adamın biri kitapçıya gider ve tezgahtara :"Evin reisi erkektir
adli kitap varmı?." diye sorar.
Tezgahtar:"Maalesef beyefendi masal kitabı satmıyoruz."
Yanlış ada
Delikanlı olgunca bir arkadaşına yalvarıyor - abi nolursun
zamparalık nasıl yapılır bana da öğret. Bak oğlum diyor diğeri.
Akşam en son kalkan ada vapuruna bineceksin, heybeliada da
ineceksin, orada eşini bekleyen birçok kadın görürsün, kocası
gelenler birlikte giderler, kocası vapurdan çıkmayan birini gözüne
kestirir beraber yemeğe gitmeyi teklif edersin. Eh ondan sonrası
sana kalmış.
Delikanlı o gün son ada vapuruna binmiş vapurdaki sallantıdan
uyuya kalmış, birde gözlerini açmış ki heybeliadayı geçip
büyükadaya gelmişler. Olsun ada değilmi birşey farketmez deyip
vapurdan inmiş. Gerçekten birkaç kadının kocası gelmemiş. bizimki
yaradana sığınıp birine yemeğe beraber çıkmalarını teklif etmiş.
Kadın da
-Burası küçük bir yerdir herkes birbirini tanır buyüzden evime
gidelim demiş. Bunlar yemekten sonra gerekli işleme başlamışlar on
dakika sonra kapı paldır küldür açılmış ve kadının kocası girmiş.
- Karıcım geç kalınca bir motor tuttum geldim ve ben gelmeyince
bana yapacağın bumuydu.
Bu arada bizimkine dönmüş
- Ulan sana Heybeliada dedik, hergele, Büyükada değil.
Daire
Bir gün adamın biri tele kızın birisi ile beş yüz dolara
anlaşırlar. Ve geceyi beraber geçirirler. Ancak sabah olup sıra
parayı ödemeye gelince, adam cebinde yeteri kadar para olmadığını
anlar. Tele kıza parası olmadığını, işyerine vardıktan sonra
parayı zarfla göndereceğini söyler. Kız da kabul eder. Adam zarfın
üzerine daire kirası yazacağını söyler. Adam işyerine vardıktan
sonra parayı hazırlarken aslında gecenin o kadar da iyi
geçmediğini, beklediği kadarda eğlenmediğini düşünür. Ve kadına
beşyüz dolar yerine ikiyüzelli dolar göndermeye karar verir.
Zarfın üzerine daire kirası olduğunu belirttikten sonra içine de
şöyle bir not iliştirir.
-Hanımefendi size beşyüz yerine ikiyüzelli dolar yolluyorum. Çünkü
ben; Dairenizin daha önce hiç kullanılmamış oldugunu düşünmüştüm,
ve dairenizin daha küçük olduğunu sanıyordum... Ayrıca dairenizin
ısıtma sistemini de hiç beğenmedim. Daha sıcak olmasını
bekliyordum" der. Ve zarfı kurye ile yollar. Kadın zarfı açtığında
paranın eksik olduğunu ve yanına bir not iliştirilmiş olduğunu
görür. Notu okuduğunda hemen cevap olarak şunu yazar.
-Beyefendi böylesi güzel bir dairenin daha önce kullanılmamış
olabileceğini nasil düşünürsünüz,
-Aslında daire hiç de büyük değil. Sizin dairenin içini dolduracak
kadar eşyanız olmadığı için size büyük gözükmüş olabilir. Ayrıca
ısıtma sistemi de iyidir ancak siz ateşlemeyi beceremediyseniz ben
ne yapabilirim.
İdeal Boğa
Bir adamla karısı hayvanat bahçesini gezerken çiftlik
hayvanlarının bulunduğu bölüme gelmişler ve bir çitin önünde
durmuşlar. Çitin üstündeyse "Bu boğa geçen sene tam 50 kez
çiftleşti." yazıyormuş. Kadın bunu okuduktan sonra kocasına
dönerek "Bu boğadan öğrenecek şeylerin olmalı" demiş. Adamın
siniri bozulmuş ama ses çıkarmamış. Bir başka çite gelmişler ve
"Bu boğa geçen sene 100 kez çiftleşti!". Kadın kocasına dönerek
"Deminkini boşver asıl bunu örnek almalısın kendine" demiş. Adam
yine sesini çıkarmamış. Bir sonraki çitte ise "Bu boğa geçen sene
tam 365 kere çiftleşti !!!". Kadın kocasına dönerek "Çüşş!!! Bir
yıl boyunca hergün çiftleşmiş. Asıl bu boğayı kendine idol olarak
seçmelisin!" demiş. Adam artık dayanamamış ve "Peki karıcım ama bi
sor bakalım, arkadaş hep aynı inekle mi çiftleşmiş?"
Beyaz Ayı
8 - 9 yaşlarında bir çocuk var, bu çocuğun en sevdiği şey yatak
odasındaki dolaba girip oyuncak beyaz ayısı ile oynamak.
Yalnız bu duruma annesi cok kızıyormuş çünkü kocası yokken
sevgilisini eve getiriyormuş.
Yine bir gün annesi sevgilisi ile dışarıda iş üzerindeyken çocuk
dolapta beyaz ayısı ile oynuyormuş... Bu sırada kadının kocası
gelmiş kapı çalınmış, kadın panik ile adamı dolaba sokmuş..
Bu sefer kocasıyla dışarda sevişmeye başlamışlar.
Bu sırada içerde çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlar.. bir
süre sonra
* Amca,
* Efendim? * Benim bi beyaz ayım var..
* Eee.?
* Sen onu alıcaksın
* çocuğum ben koca adamım ne yapıyım ayıyı?
* yok yok alıcaksın.. * Almıcam ulan
* Alıcaksın, yoksa çıkar babama söylerim
* Peki peki sus... ne kadar ?
* $50
* Hadi lan .. ben $50 vermem ona
* Peki bende çıkar babama söylerim...
* peki peki ... al şunu ..
aradan bi süre geçmiş..
* Amca
* ne var?
* ayımı geri ver..
* hadi lan ben ona $50 saydım..
* vericeksin, yoksa çıkar babama söylerim..
* peki lan velet al sus şunu..
biraz sonra
* Amca..
* ne var
* benim beyaz ayı varya...
* eee ..?
* sen onu geri alıcaksın $100
* Hmmppf !
Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. çocuk adamın cebindeki tüm
parayı almış. Ertesi gün gitmiş... Paralarla kendisine bir
bisiklet almış.. Eve dönmüş annesi bisikleti görmüş *bunu nerden
buldun? demiş O da
*yerde para buldum onunla aldim demiş..
Annesi
*Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin, git bisikleti geri ver,
parayı geri al .. sonra o parayı kiliseye bağşsla.. gitmişkende
parayy nasyl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş...
Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş, parayı
almış.. sonra parayı kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına
girmiş...
Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş *Buyur çocuğum
* Rahip amca benim bi beyaz ayım var
Rahipten gelen cevap:
*S..tirrrrr gitt laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!!
Bizi izler misiniz?
Yetmişlerinde bir çift.. Doktora gelmişler..
"Doktor" demişler.. "Sevişirken bizi izler misiniz?" Doktor şaşkın
bakmış.. Demek bir sorunları var. Tıp adamı olarak yardım etmek
zorunda..
"Peki" demiş.. Çift yatağa uzanmış.. Doktor izlemiş ve teşhisini
bildirmiş:
"İkiniz de gayet sağlıklısınız. Sevişmeniz fevkalade.. Merak
edecek birşey yok.. Viziteniz 32 dolar. Bu da faturanız.."
Ertesi hafta çift gene gelmiş doktora.. "Sevişirken bizi izle"
diye..
Gene izlemiş doktor.. Gene sorun yok. Gene vizite 32 dolar. Her
hafta çift randevu alıyor, geliyor, sevişiyor, parayı ödüyor,
çıkıp gidiyor.
Bir türlü birşey bulamayan doktor sonunda dayanamamış.. "Bana
biraz yardımcı olun. Sıkıntınız ne, söyleyin.."
Adam cevap vermiş:
"Herhangi bir sıkıntımız yok. Birşey bulmanızı da istemiyoruz. Bu
kadın evli.. Onun evine gidemiyoruz. Ben de evliyim.. Benim evime
de gidemiyoruz. Hilton geceye 78 dolar istiyor.. Sheraton 82
dolar.. Buraya ise sadece 32 dolar ödüyoruz. Onun 28 dolarını da
sigortamız fatura karşılığı 'Doktor muayenehanesinde ziyaret'
fonundan geri ödüyor!.."
İzah meselesi
On yıldır evlilermiş.. Ama gerdek gecelerinden başlayarak, adam
hep karanlıkta sevişmek konusunda ısrar etmiş.. Kadıncağız yıllar
yılı kaç kez sabahlara kadar yalvarmış, bir kerecik olsun,ışıklari
yakıp sevişmek için ama adam hep inatla "Hayır" demiş..
"Kesinlikle olmaz. İlle de karanlıkta sevişeceğiz.." O gece
kadıncağız gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi olmuş, ama
hemen vazgecmiş. Kocası on yıl sonra insafa gelecek değil ya..
Vazgeçmis ama sadece yalvarmaktan.. Kafasına koymuş, bu kez
çünkü.. Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk noktasında elini
kaydırıp, yatağın bas ucundaki gece lambasının düğmesine
dokunuvermiş.. Bir de görsün.. Kocasının beline, o yapay
aletlerden biri bağlı değil mi?..
"Bunu bana nasıl yaparsın" diye haykırmış.. "Bunca yıldır, bu işi
sahte bir aletle yaptığını bana söylemedin bile.. Hemen açıkla
bana her şeyi.. Hemen.."
Adam çok ama çok soğukkanlı yanıt vermiş..
"Tamam, tamam.. Her şeyi izah edeceğim sana.. Ama önce sen bana şu
üç çocuğumuzu izah et, bakalım!.."
Yeter be
Adamın biri bir aydır tatilde yalnız başına bıraktığı karısını
hafta sonu nedeniyle ziyarete gitmişti. Karısı kendisini garda
karşılayıp boynuna atladı.
- “Ah sevgilim, bilsen seni ne kadar özlemişim...gelmene öyle
mutlu oldum ki.”.
Akşam yemekten sonra karıkoca oteldeki odalarına çekildiler.
Kapıyı kapatır kapatmaz öpüşüp koklaşmaya, tatlı sözler
mırıldanmaya başladılar.
Fakat tam bu sırada komsu odadan bir tekme duvara indi. Ardından
öfkeli bir ses gürledi:
- “ Yeter yahu... Her geceki gibi gene başlamayın... bırakın da
hiç olmazsa bu gece uyuyalım...
50 dolar
Vietnam savaşının en kritik günleriydi. Genç Amerikalı asker
memleketteki eşine mektup yazarken itirafta bulunacağı tuttu: - “
sevgilim, buradaki kadınlar yalnız para için yatıyorlar. Böylesine
para canlısı insanlara daha önce hiç rastlamadım.” Kısa süre sonra
eşinden şöyle bir cevap geldi: - “ sevgilim,sakın onlara 50
dolardan fazla para verme,ben burada ancak o kadar alabiliyorum.”
Kullanım dışı
Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve
güzel bir kadınla yakalayınca dehşete düşer. Ortalığı dağıtmaya
kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.
"..Şoyle açıklayabilirim..." der..
"Eve dönerken bu zavallı kızı gördüm. Çok yorulmuştu. Onu arabama
aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin
buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim. Kızın ayakkabıları
delinmişti. Modası geçti diye artık giymediğin ayakkabılarından
bir çift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldığım
fakat rengini beğenmediğin için hic giymediğin süveteri ona
verdim. Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin
kalçalarının sığmadığı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak
üzereyken bana
"Karınızın artık kullanmadığı başka birşey var mı bu evde?" diye
sordu.. ve işte buradayız..'
Amca ve Teyze
Minik oğlan bahçede oynarken, babasının arabasıyla sokaktan geçip,
ormana doğru gittiğini görmüş. Merak bu ya. O da arabayı izleyerek
ormana gitmiş.
Bir de ne görsün. Babası ile teyzesi arabanın yanında durmuş
öpüşüyorlar. Çocuk bu ya, gördüğünden etkilenmiş durumda koşarak
eve dönmüş, nefes nefese heyecanlı bir şekilde annesine, "Anne,
anne. Biraz önce babamı ormanda" derken annesi sözünü kesmiş ve
"Dur biraz. Nefes al. Sakinleş. Öyle anlat" demiş.
Oğlan sakinleştikten sonra devam etmiş, "Bahçede oynarken babamın
arabasıyla ormana doğru gittiğini gördüm. Ben de ormana gittim.
Orada babamı teyzemle öpüşürlerken gördüm. Bir süre sonra babam
ceketini, teyzemde gömleğini çıkardı. Sonra arabanın arka
koltuğuna geçtiler".
Anne çocuğa dönmüş, "Dur bakalım, ne kadar ilginç bir öykü bu.
Devamını anlatma, sakla. Aksam yemeğinde babanla beraberken
bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanın suratını görmek
istiyorum".
Aksam olmuş, yemeğe oturmuşlar. Anne çocuga dönmüş; "Bu gün neler
yaptığını bize anlatsana" demiş. Oğlan baslamış; "Bahçede oynarken
babamın arabasıyla ormana doğru gittiğini gördüm. Ben de ormana
gittim. Orada babamı teyzemle öpüşürlerken gördüm. Bir süre sonra
babam ceketini, teyzemde gömleğini çıkardı. Sonra arabanın arka
koltuğuna geçtiler. Ardından geçen sene babam seyahatteyken senin
Amcamla yaptığın şeyden yaptılar"
Düşman Karargahı
Bir kasabanın kilisesinde papaz vaaz vermektedir. Konu kasaba
nufusunun azlığına gelir ve papaz halkı çocuk yapmak için "Eşiyle
cinsel ilişkide bulunan her kimse bir tabur düşman askeri öldürmüş
kadar sevap kazanır" der. Vaazdan sonra evine dönen çiftlerden
birinde kadın kocasına yaklaışr ve "Hadi kocacım bir tabur asker
öldürelim" der. Kocası kabul eder ve birlikte olurlar. Aradan
yarım saat geçer, kadın yeniden gelir, "Hadi kocacım bir tabur
düşman askeri daha öldürelim" der. Adam yine kabul eder ve yeniden
birleşirler. Aradan bir saat geçer, kadın yeniden gelir "Hadi
kocacım bir tabur daha öldürelim" der, adam oflaya puflaya kabul
eder ve yeniden birlikte olurlar. Bunun üzerinden bir saat geçer
kadın yine ister adam bir nevi çaresiz yine "hadi" der, bu sırada
çıkarttıkları seslerden rahatsız olan oğulları gelir odaya:
"Ya çok gürültü yapıyorsunuz uyuyamıyorum"
Babası yakınır: "Ne yapayım oğlum, düşman askerleri ananin orasına
karargah kurmuş, öldür öldür bitmiyor"
Dayanıklı Ol
10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu hapisten kaçar.
Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan
bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa
bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının ustune atlar ve boynunu
öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa
fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya
başlar:
"Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl
optüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak
isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun
olmasını sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna
bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!"
Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur:
"Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada
benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı olduğunu, seni
çok beğendiğini söylüyordu. Hemen ardından da bana vazelinin
banyoda olup olmadığını sordu. Dayanıklı ol ve unutma, ben de seni
seviyorum!"
10 dolar 10 dolardır
Yaşlı bir çift her yıl yılda bir gelen festivale giderlermiş. Her
sene yaşlı adam gezi başına 10 dolara biletle katılınan bir uçak
gezintisine katılmak ister, her sene de karısı itiraz eder ve
şöyle dermiş:
- 10 dolar 10 dolardır.
Üç yıl beş yıl "10 dolar 10 dolardır" derken, en sonunda yaşlı
adam demiş ki;"- Bak, artık 71 yaşındayım, bu uçağa bu sene
binmezsem bir daha hiç şansım olmayabilir." Fakat karısı tınmamış
ve şöyle demiş;"- 10 dolar 10 dolardır...". Ama bu sırada uçağın
pilotu bunları duymuş ve ikisine bir pazarlık önermiş. İkisi de
uçağa binecekler, eğer uçuşun başından sonuna ses çıkarmadan
dururlarsa bedava. Ama eğer çıt çıkarırlarsa, 10 dolar
ödeyecekler...Yaşlı çift kabul etmiş. Ve uçağa binmişler. Pilot da
bahis söz konusu olunca başlamış acayip manevralar
yapmaya...Taklalar atmış, uçağı kendi ekseninde döndürmüş, ani
duruşlar,dönüşler,dalışlar yapmış. Ama arkadan ses yok ! En
sonunda pes etmiş ve uçağı indirmiş. Yaşlı adama dönmüş;
- Bildiğim her numarayı denedim. İyi dayandınız. İkiniz de çıt
çıkarmadınız...Yaşlı adam cevap vermiş:
- Karım uçaktan düşünce aklımdan söylemek geldi ama, 10 dolar 10
dolardır...
Değmez
Viagra kullanımının yasak olduğu Mısır'da bir mısırlı pazarda
gezerken yanına bir yabancı kaçakçı yaklaşmış. "Beyefendi" demiş,
"Viagra almak istemez misiniz. Sadece 100 Mısır lirası"
- Değmez...
- 50 Mısır lirasına ne dersiniz?
- Değmez...
- Peki ya 20?
- Hayır değmez...
- Peki ya 10 Mısır Lirası?
- Değmez...
- Bakın, bu hapların her bir tanesi 10 Mısır Lirasına maloluyor.
Nasıl olur da "Değmez" dersiniz !
- Yo yo, Haplara değer. Ama karım buna değmez..
Balon
Küçük çocuk, annesinin kendisini yıkadığı bir anda annesinin
göğüslerini göstererek sorar,
"-Anne bunlar ne?" Ne diyeceğini bilemeyen annesi, unutacağını
düşünerek
"-Yarın kahvaltıda babana sorarsın! Diyerek geçiştirir. Ertesi gün
kahvaltıda çocuk soruyu bu kez de babasına sorar. Baba
"-Oğlum onlar birer balon, annen öldüğü zaman onları şişireceğiz
ve annen de cennete uçacak!" diye cevap verir. Aradan uzun bir
süre geçtikten sonra, birgün eve erken gelen baba, küçük çocuğu
gözyaşları içinde bulur:
-Baba koş, annem ölüyor.
-Nereden anladın yavrum?
-İçerideki amca annemin balonlarını şişiriyor ve annem de "Tanrım,
geliyorum" diye bağırıyor.
Şifre kısa
Bir bayan eleman yeni bir erkek müşterinin bilgisayarlarının
ayarlarını yapmasına yardım ediyormuş. Sırası gelince, adama
internet şifresi olarak hangi kelimeyi kullanmak istediğini
sormuş. Kadını utandırmak isteyen adam "Penis !" demiş. Kadın
kılını bile kıpırdatmadan dönmüş, şifreyi girmiş ve bilgisayar
cevap vermiş:
- Şifre reddedildi - Çok Kısa..
Ruj İzi
Bir kız yurdunda şöyle bir sorun yaşanmaktadır: Kızlar, sabah
dudaklarına ruj sürdükten sonra aynayı öperek dudak izi
bırakmaktadırlar, bunların temizlenmesi sorun olmaktadır. Yurdun
müdürü birgün yurtta kalan kızları ve tuvaletleri temizleyen
hademeyi tuvalete toplar. Kızlara yönelik şöyle bir konuşma yapar:
"Bazılarınız dudaklarına ruj sürdükten sonra aynaları öperek dudak
izi bırakıyorlar. Hadememiz bunları temizlerken çok zorlanıyor.
Şimdi ne kadar zorlandığını hep beraber izleyelim." Der. Bir
işareti ile hademe fırçasını klozetlerden birine daldırıp aynayı
temizlemeye başlar. O günden sonra aynalarda bir daha dudak izine
rastlanmaz.
Kimmiş
'Çok acayip bir şey oldu,' diye adam arkadaşına anlatır:
'Dün gece kapıyı çaldım, karanlıkta açanı hizmetçi kız zannedip
öptüm.. Meğer karım değil miymiş?'
'Eee, ne olmuş yani?' der beriki.
'Daha ne olsun be adam? Karımı öperken karım, dikkat et sevgilim,
kocam aniden gelebilir, diye fısıldamaz mı?'
Topu Elinden Kaçırmış
Hasta doktoruna dert yandı: 'Sormayın doktor bey... Gece gündüz,
kendimi hep kaleci olarak düşünüyorum, ha bire topu tutmak için
sağa sola atlıyorum. Geceleri uykum kalmadı, gündüzleri iş yapamaz
hale geldim.' 'Canım kaleci olduğunuzu düşünmeyi bıraksan da biraz
da güzel kızları düşünsen olmuyor mu yani?' 'Ah doktor bey... bir
kaç defa kızları düşünmeye çalıştım her seferinde topu elimden
kaçırdım, gol yedim...'
Yanlış Ev
Hizmetçi: Aloo?
Adam: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
H: Bir dakika efendim
H: Alo
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle
beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma
odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür,
emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..
H: Alo, beyfendi
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim.
Sonra da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?
Kadınları anlamak
Adam yolda yürürken yerdeki çaydanlığa tekme atmış. İçinden çıkan
cin biraz kızgın bir eda ile
: - Senle uğraşacak çok vaktim yok basit bir şey iste hemen
yapayım işim var...
Adam düşünmüş :
- Ömrüm boyunca Hawai'yi görmek isterdim ama uçağa binmeye
korktuğum için hiç gidip göremedim, bana öyle bir yol yap ki
oradan Hawai'ye gideyim...
Cin : Ooo zor iş daha basit birşey iste deyince...Adam düşünmüş
Kadınlarla olan ilişkilerinde hiç başarılı olamadığını hatırlamış
ve Cin'e :
- Bana öyle bir kabiliyet verki herhangi bir kadınla
karşılaştığımda ne istediğini ilk bakışta anlayayım demiş...
Cin :
- Hawai'ye yapılacak yol üç şeritmi olsun, dört şeritmi...
Karlı oyun
New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile
sarışın aptal görünüşlü bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem
hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun
teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor: -Size bir soru
soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz,sonra siz
soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.Ve ilk soruyu
soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz soylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama
uzatmış. Soru sorma sırasi sarışına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla aşağı inen sey nedir? Adam
dakikalarca düşünmüş... Yanıtı bulamamış... Cüzdanından 50 dolar
çıkarıp kadına uzatmış. Kadin parayı kibarca alıp çantasına
koyarken avukat merakla sormuş:
-Cevap ne?
-Kadın tek kelime etmeden çantasını acmış ve 5 dolar çıkarıp adama
uzatmış....
Tren bileti
Üç bayan ve üç erkeğin iş icabı trenle bir seyahate çıkmaları
gerekir. Tren garına giderler. Üç bayan 3 bilet aldığı halde
erkekler tek bilet alır. Bayanlar bunun sebebini sorduklarında
erkekler 'bekleyin ve görün' derler. Trene binerler ve tren
hareket ettikten bir süre sonra üç erkek kalkıp hep beraber trenin
tuvaletine girerler. Biraz sonra kondüktör gelir ve üç bayandan üç
bileti alır. Tuvaletin önünden geçerken kapıyı tıklatıp,'bilet
lütfen,' der. Kapı açılır ve bir el bileti uzatır. Bayanlar bunu
görürler. Taktiği kapmışlardır. Dönüş yolculuğu için yine gara
giderler. Bayanlar bu sefer tek bilet almışlardır. Erkekler ise
hiç bilet almaz. Bayanlar yine şaşırıp sebebini sorduklarında
Erkekler yine bekleyip görmelerini söylerler. Bir sure sonra
yolculuk başlar. Önce bayanlar kalkıp tuvalete girer. Ardından da
erkekler karşısındaki tuvalete. Kondüktörün gelmesine yakın bir
erkek çıkıp karşı kapıyı tıklar ve 'bilet lütfen,' der. Açılan
kapıdan bir el bileti uzatir. Bileti alan erkek diğer tuvalete
geri girer!..
Kulaklarına inanamazsın
Cindy Crawford ve Asim bir gemi kazasi neticesinde issiz adaya
duşerler. Ne yapsinlar can sıkıntısından sabah akşam birlikte
olurlar. Ancak bir sure sonra Asim durumdan zevk almamaya başlar.
Cindy çildirir. Asim'a ne oldugunu sorar, ne isterse
yapabilecegini soyler. Her turlu fantaziyle ve herşeyiyle emrine
âmade oldugunu, nerede hata yaptiysa duzeltmeye çalişacagini
anlatir. Asim inatla Cindy'ye 'istedigim şeyi yapabilmen mumkun
degil' der. Cindy çaresizlik içinde israr eder ve herşeyi goze
aldigini soyler. Asim en sonunda 'Bir denemeye' karar verir. Önce
Cindy'nin saçlarini kisacik keser. Sonra üstünü ortecek biçimde
ceketini giydirir. Kestigi saçlardan biyik yapar. Cindy, ne
oldugunu anlamaya çalişirken Asim onu mumkun oldugu kadar erkege
benzettikten sonra akşam olunca sahile gelmesini soyler. Akşam
olur ve Cindy erkek kiliginda sahile gelir bakar ki Asim mukellef
bir raki sofrasi hazirlamiş ve masayi mezelerle doldurmuştur. Asim
ve Cindy masaya otu-rurlar ve Asim elini kanka modunda Cind'nin
omzuna koyar ve şoyle der: 'Ulan Kazim bir aydir ki-minle
sevişiyorum soylesem inanmazsin'
Harçlık
İki arkadaş karılarına ne kadar harçlık bıraktıklarını
konuşuyorlarmış. birincisi halinden pek şikayetçi olmamış; 'ne
biliyim işte bizimki az bir parayla idare ediyi' demiş. İkincisi
'yok anam ben hergün para bırakayrum, kari yine istiyor, bıktım
valla' demiş. 'Allah allah, ne yapar ki bu kadar parayı' demiş
birinci. İkinci adam sıkıntılı, 'valla içki desen yok. Kumar desen
yok.Kari desen kendisi kari...'
Dayak
Köşede müşteri bekleyen sokak kadınına yaklaşan adam :
-Kaça, diye sordu... Saatiniz kaça?
-10 Milyon lira...
-Ben onmilyon değil, tam yüzmilyon lira veririm...
-Gerçekten mi?
-Gerçekten ya... Valla veririm hemde yüzmilyon lira... Ama döverim
ben ...
-Amaaaaan. Yüzmilyonu verde döv... Otele doğru yürüdükleri sırada
adam yineledi :
- Bak söyleyeyim fena döverim ben ...
-Döv canım, yüzmilyonu ver de... Soyundukları sırada adam :
-Son defa söylüyorum fena döverim.
-Amaaaaan be!... Dövermiş.... Ne kadar döversin yani?
-Vallaaa parayı geri alıncaya kadar döverim...
Feda
Becky ve Sam 50'nci evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı. Sam
birden soruverdi: "Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın
mı?.." "O da nereden çıktı?" diye sinirlendi Becky.. "Cevabı da
öğrenmek istemezsin herhalde ?.." "İsterim" dedi Sam.. "Lütfen
anlat, ne olur?.." "Madem öyle" dedi Becky, "Üç kez aldattım
seni.." "Üç kez öyle mi?.. Kimlerdi onlar?.." "İlki" diye
anlatmaya başladı Becky, "Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi diş
kliniğini kurmak istiyordun ama hiçbir banka sana kredi açmıyordu.
Sonra bir banka yöneticisi eve geldi, hiçbir şey sormadan tüm
kağıtları imzaladı ve sen en modern araçları getirebildin." "Ooo
Becky.. Benim için kendini feda ettin ha.. Benim sevgili karım!..
Peki ikincisi.." "Hani 50 yaşında felaket bir kalp krizi
geçirmiştin.. Çok kritik bir bye-pass ameliyatı geçirmen
gerekiyordu da, hiçbir doktor sana el süremiyordu.. Her an
ölebilirdin. O sırada Dr. Bakey onca yoldan kalktı geldi.
Ameliyatını yaptı, seni hayata döndürdü.." "Ah benim sevgili
karım.. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin
öyle mi?.. Hiç kimsenin böyle harika bir eşi olamaz. Böyle bir şey
yapman beni ne kadar sevdiğini gösterir. Üçüncü peki?.."
"Hatırlıyor musun, yıllar önce Diş Hekimleri Odası Başkanı olmayı
fena halde istiyordun ve 47 oyun eksikti?.."
Heykel
Kadın sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar.
- Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran. Adamın her yerine
bebek yağı sürer, üzerine de bebe pudrası serper.
- Sakın kımıldama ve heykelmissin gibi davran!
- Bu nedir? hayatım, diye sorar kocası kapıdan girer girmez.
- O mu? Sadece bir heykel. Smithler yatak odaları için bir tane
almışlardı. O kadar sevdim ki bir tane de ben ısmarladım. Kimse o
andan itibaren heykel hakkında konuşmaz hatta yatağa girene kadar.
Gece saat iki gibi koca kalkar ve mutfağa gider, bir kaç dakika
sonra da elinde bir sandviç ve bir bira ile geri döner.
- Al bakalım, der, bir şeyler ye. Ben 3 gün boyunca Smith'lerde
idiyot gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti.
İlk Yıllar
İki arkadaş hem içiyor, hem de karılarından yakınıyordu. Biri
-"Ben" dedi, "Evliliğimizin ilk senelerinde işten eve dönünce
karımı kucaklar, nefesi kesilene kadar kollarımda sıkardım."
Diğeri içini çekerek sordu "Ya şimdi?"
-Şimdi mi? Daha fazla sıkmadığım için pişmanım!..
Reel ve Potansiyel
Çocuğun birisi, bir gün matematik dersi sonrasında kafasında bir
takım soru işaretleri ile babasına gelir. Babası, "Oğlum bugün
okul nasıl geçti" diye sorunca, çocuk babasına anlatır. "Babacığım
her sey iyiydi. Ama matematik dersinde anlatılan "reel" ve
"potansiyel" kavramlarını anlayamadım". Bu durum üzerine babası
çocuğuna bu kavramları ilginç bir yöntemle anlatmaya karar verir.
Çocuğuna, annesine gitmesini ve ona 1 milyon dolar karşılığında
Robert De Niro`yla yatıp yatmayacağını sormasını ister. Çocuk
gider ve sorar. Annesi, 1 milyon dolar`a gerek olmadığını, bedava
olarakta seve seve Robert De Niro`yla yatabileceğini söyler. Çocuk
bu cevabı babasına iletir. Bunun üzerine babası çocuğun ablasına
giderek ona 1 milyon dolar karşılığında Leonardo Di Caprio`yla
yatıp yatmayacağını sormasını ister. Çocuk ablasına gider ve
sorar. Ablasıda annesi gibi, 1 milyon dolar`a gerek olmadığını
bedava bile seve seve onunla yatabileceğini belirtir. Çocuk bu
cevabıda babasına iletir. Babası ise söyle der. "İşte oğlum
sorularının cevabı. Şu anda elimizde reel olarak 2 milyon dolar
para, ve 2 tane potansiyel orospu var."
Tercih
İki mühendislik öğrencisi kampus içerisinde yürürken biri diğerine
sorar, "Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun ?" Diğeri cevap
verir, "Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu bitirince ne
iş yapacağımı düşünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis
bir kız geldi ve yanımda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine
bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı. Sonra da bana
"Hangisini istiyorsan al" dedi." Diğer öğrenci arkadaşını
doğrularcasına başını sallayarak, "İyi seçim yapmışsın, elbiseler
belki sana uymayabilirdi".
Alışkanlık
Genç karı koca yataklarında uyurken kadın rüyasının etkisi altında
"eyvah kocam" diye bağırmış kocası uyku sersemi fırlayıp gardolaba
saklanmış.
Öpücük
Diskoda bir güzel eğlendikten sonra delikanlı sevgilisini evine
götürmüş. Kapıda tam ayrılacakları vakit oğlan bir elini duvara
dayayarak kızcağızı kapı ile kendi arasına sıkıştırmış...
- Bir kere öpücem!...
- Olmaz, komşular görür... Derken tartışma uzamış. O sırada
kapıaçılmış, küçük kızkardeş gözlerini oğuşturarak kapıda
belirmiş. Ablasına dönüp:
- Babam diyor ki,> demiş, öptürecekse öptürsün yoksa ben aşağı
inip o herifi öyle bir öperim ki bir daha unutamaz... Hem söyle
şuna abla, elini de diafonun düğmesinden çeksin...
Lord
Bir ingiliz lordu karısını yatakta bir genç adamla basmış...onları
öyle görünce kadına:
-"sayın leydim bu yaptığınız genel ahlaka sığmaz ben size
güvenmiştim, güvenimin sonsuza kadar süreceğini tahmin
ediyordum... bana bunu yapamamlıydınız....",
diye yarım saat nutuk çeker. Ama sonunda dayanamaz ve yataktaki
gence doner:
- "Ve siz sevgili genç, en azından ben konusurken durmak
nezaketini gösterebilirdiniz...
Tanıdık
Yasli Alman cift Turkiyeden tatilden donuyorlarmis otelden cikarak
bir taksiye binmisler ve tutmuslar havaalani yolunu.Bu sirada
taksi soforu sormus:Hangi ulkeye gidiyorsunuz?
Ihtiyar adam :Almanyaya demis.Ihtiyar kadinin da kulaklari pek
duymuyor tabii kocasina: ne diyoor? diye sormus.Adamda nereye
gittigimizi soruyorda... demis
Biraz yol aldiktan sonra taksi soforu tekrar:Almanyanin hangi
sehrine demis?
Ihtiyar adamda Hamburg demis..
Ihtiyar kadin yine :Ne diyooor? diye sormus Adam:Hangi sehirde
kaldigimizi soruyor demis..
Taksi soforu :Ben demis hayatimin en kotu seksini Hamburgta (sao
paulo da) yaptim demis
Sagir kadin yine sormu: Ne diyooorrr?
Ihtiyar adam da demis:Seni tanidigini soyluyooorrr.....
Boşanma
Bekar biri dert yaniyormus:Evlilik ne kadar kolay sarhos kafayla
evlendirme memurunun onude bir evet kelimesi kullaniyorsun ve omur
boyu basina kadini musallat ediyorsun...
Oteki arkadasi buna katilmamis ve demiski:O kadarda degil ,gece
yatarken uyuyor gibi yapipta bir kac kadin ismi sayiklarsan bir
cabuk bosanirsinki.....
Mendil
Kadin elindeki ipek mendili kocasina gostererek: Bu senin
sekreterinin degilmi?
Adam da :nerden buldun onu?
Kadin:Ben degil postaci yatak odamizda buldu....
Son söz
Olum yatagindaki kadin kocasina sormus:Bana soz ver ben oldukten
sonra elbiselerimi evlenecegin kadina giydirmeyeceksin...adam da
demis:
sacmalama birincisi sen haftaya kalmaz iyilesirsin,ikincisi onun
boyu seninkinden ufak elbiselerin ona olmaz...
Sıkıntı
Adam karisina demis:Karicigim isler biraz kotu gidiyor,biz cok
para harciyoruz.Sen yemek yapmasini ogrensende mutfakta calisan
ascinin isine cikis versek...
Kadin hemen cevaplamis:Eger sen sevismeyi ogrenirsen ilk once
makam soforunu kovalim istersen
Brezilyalı
adamın biri pazarlama firmasında calışıyormuş işimde cok başarı
göstermiş ve patronu yanına cagırmış seni teprik ederim demiş seni
ödüllendirecegim seni birezilyadaki firmanın başına müdür yaptım
hemen eşyalarını topla ve git adamın sevinecegini sanmış ama adam
bu işe tepki göstermiş olmaz öyle şey ben oraya gitmem demiş
patron niye diye sormuş adam ordan ya futbolcu cıkar yada hayat
kadını cıkar benim ne işim var orda demiş bu seferde patron
sinirlenmiş sen nediyorsun be adam hayat kadını cıkar demekle
benim karım birezilyalı demiş pazarlamacı adam cekingen bir sesle
şey patron karınız hangi takımda oynuyor
Görüyorum
Amerikan Delegesi Hanimefendi kürsüye gelmis..
"Geçen yilin kararlarini aynen uyguladim.Eve gider gitmez kocama:
'Bundan sonra temiz çamasir istersen kendi çamasirini kendin yika.
Iste makine orda..' dedim.
Ilk gün birsey görmedim.Ikinci gün birsey görmedim.Üçüncü gün bir
baktim, makinenin basinda sadece kendi camasirlarini degil,
benimkileri de yikiyor."
Alman Delegesi söz almis, arkasindan..
"Ben de kararimiz geregince kocama: 'Bundan böyle temiz tabakta
yemek istiyorsan kendi bulasigini kendin yika' dedim..
Birinci gün birsey görmedim. Ikinci gün birsey görmedim. Üçüncü
gün baktim, makinenin basinda sadece kendininkileri degil, benim
bulasiklarimi da yikiyor."
Üçüncü konusmaci bizden feminist kardesimiz.. "Türkiye'ye döner
dönmez kararimiz geregince kocamla konustum. Ona dedim ki: 'Bundan
böyle yemek yemek istiyorsan, kendin pisirmen gerekecek.Iste
mutfak orada..'dedim.
Birinci gün birsey görmedim. Ikinci gün birsey görmedim.Üçüncü gün
sol gözüm biraz açilir gibi oldu, hafiften görmeye basladim
Muayene
Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene
biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve
Kocanizin ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı
uygulayacaksınız der
1-Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu
gitmesini sağlayın
2-Ögleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle
yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan
kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
3-Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve
gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın.
4-Haftada en az üç kere birlikte olun, eğer isterse daha fazla
birlikte olun. Ve tamamıyla tatmin olduğundan emin olun.
"Eger bu dediklerimi harfiyyen uygularsaniz kocanızın sağlık
yonunden hiçbir problemi olmayacak" der doktor. Eve geldiklerinde
adam karısına sorar,
Ne dedi doktor sana?
Kadın cevaplar: Ölecekmişsin
Kulaklar
Adamin biri kazada kulaklarini kaybetmis.. Arastirmalari sonucu
iyi bir plastik cerrah bulmus , ve girmis ameliyata..
Ameliyat sonrasibandajlar açildiktan bir süre sonra "Aman Allahim
Doktor! Bana kadin kulaklaritakmissiniz!" diye bagirmaya
baslamis..
"Kulak kulaktir!" demis Doktor.. "Kadini erkegi olmaz!"
"Yaniliyorsunuz!" demis hasta.. "Herseyi duyuyorum ama hiçbir sey
anlamiyorum!"
Terzi Agop
Terzi Agop ile Vartanuş evlenmişler... Mutlu birkaç yıldan sonra
bir gün terzi Agop pat diye ölüvermiş... Genç dul Vartanuş da
Demirci Agop ile evlenmiş... Gerdek gecesi Demirci Agop geçmiş
Vartanuş'un karşısına, yavaş yavaş soyunmaya baslamış...
Önce pazularını göstemiş:
- Bunlar terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
Sonra üstünü çıkarmış geniş göğsünü göstermiş:
- Böyle göğüs terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
Demirci Agop pantolonunu indirmiş, bacak kaslarını göstermiş:
- Bunlar terzi Agop'ta var idi?
- Yok idi, demiş Vartanuş...
En son demirci Agop külodunu indirmiş:
Böylesi terzi Agop'ta var idi?
Vartanuş'un sabrı taşmış:
- Yok idi, yok idi, ama bu kadar zamanda terzi Agop seni de
halleder idi, beni de halleder idi, üstüne iki de pantolon diker
idi!
Zifaf Gecesi
Uzun ikna turlarından sonra Ermeni mahallesinin 17 yaşındaki
güzeller güzeli ve yoksul aile kizi ZIVART, mahallenin zengin ve
yaşlı 75 yaşındaki MIGIRDIC bey ile evlendirilir.
İlk gece mıgırdıc bey ölür. Durumu şüpheli bulan savcılığın açtığı
dava sonucunda; mahkemede hakim sorar:
Kızım anlat bakalım nasıl öldü?
Zivart, utangaç ve ermeni şivesiyle anlatır:
Valla hakim bey, malumunuz zifaf gezesi... Migirdic bey üstüme
geldi... basladi titremege...
ben zanetim geloor, meger gidoormus !?
Micro Soft
Karısı Bill Gates'ten boşanmak istemiş. Hakim şaşkın, aklı
almıyor. "Hanımefendi lütfen sıkıntınız nedir söyleyin , böylesine
dünyanın en zengin adamından insan neden boşanmak isteyebilir?"
diye sormuş.
Kadıncağız çok dertli. " Ah Hakim Bey", demiş "nasıl sıkıntım
olmaz, biliyorsunuz işte hem < micro >, hem de < soft >".
Ya da...
Kadınla kocasının arasında uzun süredir bir faaliyet yokmuş. Koca
ne yaparsa yapsın karısının ilgisini çekmeyi başaramıyormuş. En
sonunda çareyi karısını bir psikoloğa götürmekte bulmuş. Psikolog
genç ve güzel kadını problemini cözmek için :
"Anlatın bakalım bir gününüz nasıl geçiyor "demiş.
Kadıncağız baslamış anlatmaya ...
"Sabahlari işe geç kalmamak için taksiyle gidiyorum. Fakat yanımda
para bulunmadığından soför " Bayan ya parayı ödersiniz ya da ….."
diyor. Mecbur kaldığım için ' ya da ' yı seçiyorum. Durum böyle
olunca işe gec kalıyorum tabii Patronu kapıda kaşlarını çatmış
beni beklerken buluyorum. Patron," ise böyle geç gelmeye devam
edersen seni işten atarım ya da ….." diyor. Yine 'ya da' yı tercih
etmek zorunda kalıyorum. Akşam eve yorgun argın geldiğimde ev
sahibi kapıya dayanıp kirayı yine bir hafta geciktirdiğimizi
belirterek " ya kirayı hemen ödersiniz ya da …." diyor. Eee,
haliyle 'yada' yı tercih ediyorum. Kocam eve geldiğinde de o işi
yapacak halim kalmıyor tahmin edersiniz …"
Psikolog kadına bakıyor :
"Hanımefendi tüm bu anlattıklarınızı kocanıza anlatabilirim ya da
….
Pratik Zeka
Adamin biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet
sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmis
onları bana getirirmisin lütfen" diye rica etmiş.
Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi
iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak
"Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş.
Kizlar "Nasıl olur! imkanı yok demişler!"
Adam "inanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
"iKiSiNiDE Miiii!".
Felçli adam bağırmış: "iKiSiNiDE! iKiSiNiDEEEE!"
Usta Dişçi
Orta yaşlı yakışıklı, barda yalnız başına oturan fevkalade
şarışının yanına oturmuş.. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin
edersiniz. Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine uzanırlarken
seksi sarışın sormuş:
- Siz dişçisiniz galiba..
- Evet demiş adam, biraz şaşkın..
- Nerden anladınız?..
- Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle, ne kadar
titiz sabunladınız, ona dikkat ettim de.."
Yarım saat sonra, seksi sarışın bir daha mırıldanmış: - Siz sadece
dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi olmalısınız!.. Adam
hafiften kasılmış.. Yatağın başucundaki sigara paketine uzanırken
mağrur mağrur sormuş:
- Peki bunu nerden anladınız?..
- Zor olmadı, hiçbir şey hissetmedim de..
Akıllı er
Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni
kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman
karardigi zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK !
diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktıktan sonra yasli kadin
"Aferin genc kiza Nasil yapistirdi tokadi" diye düsünmekte ve
kafasini sallamaktadir.
Genc kiz da "Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye
kalkti ama kadin da iyi yapistirdi " diye dusunmektedir.
Albay ise "Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik"
diye yanarken er de icinden soyle düsünmektedir:
"Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi
albaya...
Üç dilek
Bir gün ayı ile tavşan ormanda geziyorlarmış.Karşılarına bir cin
çıkmış.Ayı ile tavşan korktukları için kaçmaya başlamışlar.Cin
"Durun kaçmayın"demiş."Sizin üç dileğinizi yerine getireceğim".
Önce ayıya birinci dileğini sormuş. Ayı da "Bu ormandaki bütün
ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını istiyorum"demiş.
Cin daha sonra tavşanın ilk dileğini sormuş.
Tavşan da"Motorbisiklet istiyorum"demiş.Ayı tavşana"Sen salak
mısın?Daha güzel birşey isteyebilirsin"demiş.
Cin ayıya ikinci dileğini sormuş. Ayı:
"Bu ülkedeki bütün ayıların dişi olmalarını ve bana aşık
olmalarını istiyorum"demiş.
Sonra tavşan"Ben kask istiyorum"demiş. Ayı "Daha güzel birşeyler
istesene"demiş ve son dileğini dilemiş.
"Bütün dünyadaki ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını
istiyorum"demiş.
Tavşan motoruna binmiş,kaskını takmış ve son dileği şu olmuş;
"Ben bu ayının ibne olmasını istiyorum"
Yer yokluğundan
Delikanli kiz arkadasi ile aganigi naganigi yapacak yer ararlar
ancak
bulamazlar ve bir kamyonun altina girerler. Bir sure sonra
delikanlinin omzuna bir el dokunur delikanli bakar ki bir polis.
Hemen
toparlanir ve polis sorar;
" Ne yapiyorsunuz bakayim siz burada"
Delikanli sogukkanli olmaya calisarak;
" Hiic der kamyon tamir ediyordum"
Polis " Bak oglum der bu cumle ile 3 hata birden yaptin"
" 1.cisi : Kamyon tamir edilirken yuz ustu degil sirt ustu
yatilir"
" 2.cisi : Alt taraf degil ust taraf cikartilir"
" 3.cusu : Kamyon gideli yarimsaat oluyor"
Çim biçme makinası
Supermarkete bir eleman aranmaktadir. Elemanin super tezgahtarlik
bilgisine sahip olmasi on kosullardan biridir. Bunun icin her
gelen
adaya bir de uygulama yaptirilarak performansina bakilmaktadir.
Bir gun iceri bir aday daha girer ve ise talip oldugunu
soyler.Bunun uzerine oradaki deneyimli tezgahtarlardan biri
gelerek sinamak icin,
"Evlat simdi beni iyi izle" der. Ilk gelen musteri
"Bir paket cim tohumu istiyorum"der.
Bunun uzerine tezgahtar yesil, sari, uzun, kisa, cabuk buyuyen,
kalin,ince bir suru cesit cim tohumunu ballandira ballandir
anlatir ve adam sonunda "Bana yesil ve ince olanindan bir paket
lutfen"der ve tam parayi odeyip cikacak bizim kurt tezgahtar,
"Beyefendi bir dakika. Size bir de cim bicme makinesi verelim"
diyerek soze girer ve onlarca cesit cim bicme makinesini
avantajlarini, odeme kolayliklarini,bir daha boyle bir firsat
bulamayacaginı adama gene ballandira ballandira anlatir ve sonunda
adam cim bicme makinesini de alarak magazadan ayrilir.
Bizim kurt "Hadi evlat bi de seni gorelim"der ve evlat tezgaha
gecer. Yeni gelen bay musteri bizim adaydan orkid ister. Bunun
uzerine eleman
bayagi atesli bir sekilde orkid cesitlerini, renkleri
kalinliklarini vs. vs. bizim kurt tezgahtardan hicte assagi
kalmayacak bicimde anlatir. Musteri en sonunda bilmemne renkte
orkidden bir duzine kadar alir. Parayi odeyip cikacakken bizim
aday,
"Beyefendi size bir de cim bicme makinesi satalim" der. Adam,
"Hoppalaaa, niye ki?" diye soruncabizimki,
"Beyefendi hafta sonu bi iş yapamiyacaksiniz, bari cimleri bicin
!"
Cenaze
Bir adam sabah yururken ilginc bir cenaze kafilesi farkeder; onde
giden
kopekli bir adam, arkasynda bir tabut ve 10 metre arkadan gelen
bir
baska tabut ve tek syra olmus yaklasyk 200 adam. Tuhafina gider.
Kafilenin basındaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir, yanina
yaklasir ve sorar;
"Beyefendi, bu uzuntulu gununuzde hatırlatmak istemem ama olenler
neyiniz oluyor?"
Adam yanitlar
"Ondeki karim arkadakide kayinvalidem."
"Vah vah basiniz sagolsun. Nasil oldu?"
"Kopegim karima saldirip oldurmus. Kayinvalidemde karima yardima
gelmis
onu da oldurmus."
Adam biraz dusundukten sonra sorar;
"Beyefendi kopeginizi odunc alabilir miyim?"
"Siraya gec"
Hocanın aklı
Dört universite ogrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik
finalini
kacirirlar, sinav ertesinde hocalarini yakalayip, zarzor
bindikleri arabanin lastigi patladigi icin sinavi kacirdiklarina
ikna ederler.
Kadın, yalvarmalarina dayanamayarak, bu dört arkadasa sinavi 3 gun
sonra yapacagini soyler.
Sinav gunu geldiginde, matematik hocasi bizim dortluyu sinifin
dört kosesine oturtur. Finali gecmek icin de en az 50 almak
lazimdir, sinavda da 5 soru vardir. Sayfanin onundeki 4 matematik
sorusu basit sorulardir ve her biri 10 puanliktir.
Kagidin arkasindaki soru ise 60 puanliktir ve de soru aynen
şoyledir
" Hangi lastik patladi ?? "
Ehvaaah!!
Gunlerden bir gun spermler ayaklanirlar.
-Bu prezervatif cikali hicbir ise yaramiyoruz, derler.Bir gun
aralarindan biri one cikar ve:
-Arkadaslar biz bu prezervatifi patlatip amacimiza ulasmaliyiz,
der.Savas
naralari atarak saldiriya gecerler fakat hepsi carpip ölür.Bu olay
gelenek
haline gelir ve nesiller boyu surer ve hic bir basari elde
edemezler.Gunlerden bir gun aralarindan biri yine one cikar ve
-Arkadaslar atalarimizdan kalan bu gelenegi yerine getirmeliyiz ve
bu sefer
cok guclendik artik amacimiza ulasacagiz- der. Savas naralariyla
yine
saldiriya gecerler ve en sonunda prezervatifi patlatirlar.Ondeki
liderlerinden bagirarak bir ses gelir:
-Imdat boka battik geri donun !!!
Acele etmeyin
Alican çok terbiyesiz bir çocukmus. Bir gün annesinin misafirleri
konken
oynamaya geleceklermis.Oglunun yanlis hareketlerde bulunacagindan
korkan annesi misafirlere Alican terbiyesiz bir laf ederse kalkip
gidiyormus
gibi yapin belki utanir demis.Misafirler tamam deyip oyuna
basladiklari
sirada Alican içeri firlayarak"Anne anne limana bir gemi yanasti
içinde
bir sürü abaza denizci var,etrafta kari ariyorlar demis Bunun
üzerine
kadinlar ayaga kalkip gidermis gibi yapmislar. Bu sirada Alican
atılmış "Oturun oturun daha birhafta buradalar "
Enayi değilim
Arabasını park edip lokantaya giren adam, çıktğında arabasını
akordeona
dönmüş bir halde bulur.
Cam sileceğinin altında bir kağıtt vardır.Kağıdı açtığında, şu
satırlarla
karşılaşır :
-Ön vitesle geri vitesi karıstırıp arabanıza sert bir şekilde
çarptım.
Arabanızda gördüğünüz gibi çok büyük hasar var. Olayı gören
kimseler de
şu an, ben bu satırları yazarken çevremde toplanmış bulunuyorlar
ve bu
kağıda adımı ve adresimi yazdığmı sanıyorlar.Ne halin varsa gör, o
kadar enayi değilim!
Aklınızda bulunsun
Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan
ehliyet ruhsat istemis. Adam da "Yanimda yok, arkadasin evinde
iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus
olmam
lazım" demis.. Polis dumur olmus tabii..Kirmizi isik, alkol,
ehliyet ruhsat yok...Gitmis komiserine durumu anlatmis...
Komiser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis
hemen.Komiser sasirmis tabiii...
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok...
Sasirmis tabi..
"Yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin
yaninizda
olmadigini soyledi" demis.
Bizim uyanik donmus komisere..
"Siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. Birazdan size kirmizi
isikta
gectigimi filan da soyleyebilir"
Doktor
Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole
götürür.Bebeğe bakan doktor :
-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:
-Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor :
-Düşündüğüm gibiymi? hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.
Kadın :
-Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun teyzesiyim...
İyilik
Birgun bir adamin karsisina bir cin cikmis, "benden uc dilek
dile.." demis.
Adam:"Kaynanmı, artik gormek istemiyorum" deyince cin bir anda
adamin gozlerini oyuvermis.
Adam aci icinde kivranarak:"Ne yaptin yahu" deyince
Cin:"Eee, sen artik kaynanamı gormek istemiyorum demedin mi? Artik
gormeyeceksin"demis.
"Simdi soyle bakalim ikinci istegin nedir?"
Adam: "Madem bu boyle oldu, ama hiç olmazsa aletim bacaklarima
değsin ki teselli bulayim" deyince cin şak diye adamin bacaklarini
keserek aletiyle ayni boya getirmis.
Adam yine aci icinde "ne yaptin ulan" deyince...
Cin:"Eee artık değiyor işte" demis ve eklemis
"Sira son isteginde"
Adam:"Yahu senin hic yaptigin iyi bir sey yok mu? Iyilik olarak ne
yapabiliyorsan bana onu yap" deyince cin adamin arkasina gecmis ve
adami bir guzel becermis.
Adam yine bagirarak:"Ne yapiyorsun ulan, bu nasil iyilik" deyince
Cin cevap vermis:"Bu sana en iyi iyiliktir, hem korsun hem
topalsin, baska kim becerir seni !!!.."
Erotik
Yalnız başına deniz yolculuğuna çıkan genç kız, gemideki olayları
günlüğüne kaydetmiş:
10 Temmuz: Bugün yolculuk başladı. Hava çok güzel.
12 Temmuz: Kaptan çok yakışıklı bir genç. Galiba o da beni
beğeniyor.
14 Temmuz: Sonunda onunla tanıştım, birlikte yemek yedik.
15 Temmuz: Kamarasına davet etti ama kabul etmedim.
16 Temmuz: Eğer kamarasına gitmezsem, gemiyi batıracağını söyledi.
Ne yapsam acaba?
17 Temmuz: 1200 yolcunun hayatını kurtardım...
******
Herifin biri doktora gitmis, doktor demis, benim seyim acayip
uzun, 25 inch kadar.Yani naapsam olmuyo, derdime bir care
demis.Doktor:
-Valla kardes, ben buna bisey yapamam ama bizim mahallenin bi
buyucusu var,istersen seni oraya gonderiim demis.
Herif naapsin,
-Tamam abi, buyuksun, oyle olsun filan demis, buyucuye
gitmis.Buyucu herifin durumuna bakmis bakmis, olm demis sen en
iyisi git ormanda bi cesmenin basinda oturan sihirli kurbagayi
bul, ona evlenme teklif et,kurbaga teklifini her reddedisinde 5
inc kisalirsin.Herif hemen hoplaya ziplaya girmis ormana, bakmis
bi cesme bi de soz konusu kurbaga..Hemen kurbaganin yanina
seyirtmis.
-Ooo kurbaga, cillop gibiymisin yavrum filan demis ama kurbagada
tik yok.
Yaw senin baska arkadasin yok mu, getir grup takilalim filan gibi
laf atmis,
Kurbagada yine ses yok.
Kurbaga kardes selam demis herif, benimle evlenir misin?
Kurbaga soyle bir suzmus bizimkini bastan asagi, HAYIR
demis.Allaaaahhh, herif bi bakmis, seyi 5 inc kisalmis.Abi super
olay yaaa!! filan gibi geyik yapmis kendi kendine.
Dur lam demis, sunu bi daha yapiim.Kurbaga kardes demis, benimle
evlenir misin?
Kurbaga hic tinmamis,
yine HAYIR demis.
Anam, bi 5 inc daha gitmis.Adam havalara zipliyor.Valla isi bulduk
demis adam kendi kendine.Yaw iyi hos da 15 inc yine de fazla,
halbuki 10 inc olsa hem ben hosnut kalirim hem de tum hanimlara
uyar demis.Kurbagaya tekrar sormus:
Kurbaga kardes, benimle evlenir misin??
Kurbaga gozlerini soyle bir belertip adama bakmis.
-"Yaw kardesim demis,sen laftan anlamaz misin? HAYIR HAYIR
HAYIR!!!"
******
Adamin tiki var, tek gözünü sürekli kirpiyor, bir isyerine
müracaat etmis...
Yonetici: "Beyefendi okudugunuz okullar harika, sizi hemen ise
alirdik ama gözünüzü sürekli kirpmaniz müsterileri rahatsiz eder"
diye korkarim.
Bunun üzerine adam:
"Bir saniye, ben iki aspirin alirsam göz kirpmam duruyor" demis.
Ceketinin ceplerini karistirmaya baslamis; karistirirken bir
prezarvatif çikmis, sonra kirmizi bir prezervatif, sonra yesil bir
prezervatif, mor prezervatif, sari prezervatif, fosforlu
prezervatif.....
Sonunda iki aspirin tabletini bulmus, yutmus ve göz kirpmasi
geçmis.
Bunun üzerine yönetici:
"Beyim, iyi güzel de bizde birçok bayan çalisiyor, sizin gibi bir
cinsi sapigi ise alamayiz!" demis
Bizimki: "Ne sapigi kardesim, ben çok mutlu evliligi olan bir
adamim."
- Madem öyle bütün o prezervatifler ne demek oluyor?
- Siz hiç eczanede, eczaciya göz kirparak, "Iki aspirin" dediniz
mi?
******
Bir Alman, bir ingiliz, bir Laz barda oturmuş bir yandan içip, bir
yandan karılarının aptallığı konusunda sohbet ediyorlarmış. Alman
demiş ki: "Benim karım Helga o kadar aptal ki geçen gün ucuzluk
var diye marketten 300 Mark'lik et almış, halbuki bir buzdolabımız
bile yok!" İngiliz gülmüş: O da birşey mi?" demis, "Benim karım
Elizabeth daha da aptal. Babası çok zengindir, geçen hafta
kendisine 6000 Pound'a araba aldırdı, ama kullanmayı bilmez." Laz
atlamış. "Ula uşaklar, siz ne diyorsunuz" demiş, "Benim karım
Fadime hepsinden aptal. Bodrum'a iki haftalık tatile gidiyor. Dün
bavulunu yaparken gördüm, 400 tane prezarvatif almış, halbuki çükü
bile yok!"
******
Adamın biri, üç kızını da evlendirmiş ve gece sırayla gezmeye
başlamış. Birinci kızın kapısını dinlerken felaket bir şekilde
bağırmış. Baba:
-Ne oldu kızım, niye bağırıyorsun?
-Baba, çok büyüktü...
İkinci kızın evine gitmiş, o da bağırmış. Ona da aynı soruyu
sormuş. Cevap gelmiş:
-Baba, çok büyüktü...
Adam, üçüncü kızın evine gitmiş ama ne ses var ne seda. Adam
şaşırmış:
-Ne oldu kızım, senden niye ses yok?
-Eeee babacığım, ağzında birşey varken bana konuşma diyen sen
değil miydin!...
******
Öğretmen okulunu yeni bitiren bir öğretmen tayin olduğu köye
giderken bir yörük köyüne misafir olmuş. Konakladığı evin beyi,
kendisine her türlü ikramda bulunmuş. Ağırlamış ve sohbetinden pek
hoşnut kaldığı için ona demiş ki:
-Oğlum, ben seni çok beğendim. Sana bir armağan vermek istiyorum.
Bir atım, bir tazım, bir de çok güzel bebeğim var. Hangisini
istersen al, senin olsun.
-Atım var, bekarım bebeğe bakamam ama avı çok severim. Tazı işime
yarar, onu almak isterim.
Yatma zamanı gelince yörük beyi tekrar konuşmuş:
-Gece yatıracak iki odam var. Yalnız birinde sandıklar duruyor,
birinde de bebek yatıyor. Hangisini istersen yatağını oraya
serelim.
Öğretmen, bebeğin gece uyanıp ağlayarak uykusunu kaçırmasından
korktuğu için sandık odasında yatmak ister
Sabah erkenden kalkan genç, kahvaltıdan sonra, yörük beyine veda
etmiş, tazısını almış, atına binmek üzere avluya çıkmış. Bir de
bakmış, mükemmel güzellikte bir kız, kuyudan su çekiyor. Yanına
yaklaşıp sormuş:
-Kız, senin adın ne?
-Bebek...
******
Fazlası ile zampara olan bir adam tövbekar olmak istemis. Ne
yapayım ne edeyim derken "40 gün 40 gece bir mağaraya kapanıp dua
etmesi" söylenmiş.
Eleman mağaraya kapanmış. 1 gün 2 gün 3 4 5 derken 39 gün olmuş.
39ncu gün disarida bir yagmur bir yagmur, ortaligi sel goturuyor.
bir bakmis ki magranin kapisinda yagmur iliklerine kadar islemis
bir bayan. Guzel mi guzel. Bayan hemen iceriye girmis. Eleman,
bayanin ustunu kurutmak icin ates yakmis. Fakat bayana hic
yaklasmamis. Bayan uzerindekilerini kurutmak icin cıkartınca,
"kendisinin korkutugunu ve adamin kendisine sarilmasini" istemis.
Adam sarilirken tovbesini bozmak istemiyor fakat bayan
cilvelenince tovbe diye sey kalmiyor ve is bitiyo.
Sevismenin ardindan kadin kahkahalar ile gulmeye baslayinca
merakla sormus.
- Neden guluyosun ?
Kadin:
- Ben seytanim. Senin tovbeni bozmak icin geldim ve basardim.
demis.
Bu sefer adam kahkahalarla gulmeye baslamis ve bu sefer
- Niye guluyosun ? diye kadin sormus.
Adam:
- Bu dunyada becermedigim bi seytan kalmisti . Onu da becerdim ya,
bosver gerisini. demis.
******
Bir gün adamın biri tele kızın birisi ile beş yüz dolara
anlaşırlar. Ve geceyi beraber geçirirler. Ancak sabah olup sıra
parayı ödemeye gelince, adam cebinde yeteri kadar para olmadığını
anlar. Tele kıza parası olmadığını, işyerine vardıktan sonra
parayı zarfla göndereceğini söyler. Kız da kabul eder. Adam zarfın
üzerine daire kirası yazacağını söyler. Adam işyerine vardıktan
sonra parayı hazırlarken aslında gecenin o kadar da iyi
geçmediğini, beklediği kadarda eğlenmediğini düşünür. Ve kadına
beşyüz dolar yerine ikiyüzelli dolar göndermeye karar verir.
Zarfın üzerine daire kirası olduğunu belirttikten sonra içine de
şöyle bir not iliştirir.
-Hanımefendi size beşyüz yerine ikiyüzelli dolar yolluyorum. Çünkü
ben; Dairenizin daha önce hiç kullanılmamış oldugunu düşünmüştüm,
ve dairenizin daha küçük olduğunu sanıyordum... Ayrıca dairenizin
ısıtma sistemini de hiç beğenmedim. Daha sıcak olmasını
bekliyordum" der. Ve zarfı kurye ile yollar. Kadın zarfı açtığında
paranın eksik olduğunu ve yanına bir not iliştirilmiş olduğunu
görür. Notu okuduğunda hemen cevap olarak şunu yazar.
-Beyefendi böylesi güzel bir dairenin daha önce kullanılmamış
olabileceğini nasil düşünürsünüz,
-Aslında daire hiç de büyük değil. Sizin dairenin içini dolduracak
kadar eşyanız olmadığı için size büyük gözükmüş olabilir. Ayrıca
ısıtma sistemi de iyidir ancak siz ateşlemeyi beceremediyseniz ben
ne yapabilirim.
******
2. dünya savaşı sırasında papazın biri kilisede vaz veriyormuş:
-"Eğer cinsel ilişkiye girerseniz bir tabur
düşman askeri öldürmüş kadar sevaba girersiniz." Vaazı dinleyen
çift eve gitmiş,
kadın demişki:
-"Hadi gel 1 tabur asker öldürelim".Adamda hemen kadının işini
bitirmiş.Hadın
-"Bidaha gel 1 tabur asker öldürelim "demiş.Adamda hal yok usana
usana bidaha işi bitirmiş.Kadın 4,5 kere gel 1 tabur asker
öldürelim demiş ve adam 4,5 kere den sonra artık yerlerde
sürünüyor.O sıra da arkadaşları adamı çağırmış adam da:
-"Beyler siz gidin düşman bizim karının amına karargah
kurmuş,öldür öldür bitmiyor"
******
Gunlerden bir gun spermler ayaklanirlar.
-Bu prezervatif cikali hicbir ise yaramiyoruz, derler.Bir gun
aralarindan biri one cikar ve:
-Arkadaslar biz bu prezervatifi patlatip amacimiza ulasmaliyiz,
der.Savas
naralari atarak saldiriya gecerler fakat hepsi carpip ölür.Bu olay
gelenek
haline gelir ve nesiller boyu surer ve hic bir basari elde
edemezler.Gunlerden bir gun aralarindan biri yine one cikar ve
-Arkadaslar atalarimizdan kalan bu gelenegi yerine getirmeliyiz ve
bu sefer
cok guclendik artik amacimiza ulasacagiz- der. Savas naralariyla
yine
saldiriya gecerler ve en sonunda prezervatifi patlatirlar.Ondeki
liderlerinden bagirarak bir ses gelir:
-Imdat boka battik geri donun !!!
******
Afacan annesi ile babasının sevisirken seslerini duymus ve
sevistiklerini anlamis
babasini denemek için sabah olunca babasina sormus.
-"Baba dün gece annem neden çiglik atip inniyordu?"
-"Sorma oglum annen dün gece çok hastaydi..."
Afacan bunun üzerine cevap verir.
-Hasta kadini sikmeye utanmiyor musun??"
******
Adam iş gezisinden evine normalden 1 gun erken dönuyormuş..
havaalanindan taxiye binmiş, şofore demiş ki:
"Bana bi iyilik yapar misin.ben iş gezisindeydim ve adim gibi
eminim ben yokken karim eve sevgilisini aldi.... şimdi eve gidelim
ikisi kesin şu an sevişiyorlar.... sen de benle eve girip ben
onlari basarken şahitlik eder misin?"
Taxi şoforu kabul etmiş.Eve gelmişler, yatak odasina
cikmişlar...Işiklari yakip battaniyeyi yataktan bir cekmişler
ki,kadin hakikaten başka bir adamla yatakta.Adam hemen silahina
davranmiş o sirada karisi bagirmiş:
-"YAPMA..!!! Bu adam bizim icin neler yapti bilsen... sana
dogumgununde aldigim Corvette'in parasini kim odedi saniyosun? ya
yeni teknemizin parasini? senin saga sola borclarini nasil
kapattik saniyosun ??? Hep onun sayesinde oldu !!"
Adam taxi şoforune donmuş:
-"Sen olsan şimdi ne yaparsin.. ?"
Taxi şoforu:
-"Valla beyefendi..ben olsam bir an once adamin ustunu orterdim
malum havalar sogudu bi suru salgin hastalik kol geziyo ortalikta
!!!..."
******
Adam New York'ta luks bir randevu evinin kapisini calar:
Merhaba, Samantha ile gorusmek istiyorum.
Bir dakika efendim.
Adami iceri alirlar.Bir sure sonra cok guzel bir kadin
merdivenlerden iner:
Beni aramissiniz.
Evet.Geceyi seninle gecirmek istiyorum.
Tamam ama benim tarifem biraz pahalidir. Geceligi bin dolar.
Parasi onemli degil.Geceyi seninle gecirmek istiyorum.
Beraberce yukari cikarlar.Geceyi birlikte gecirirler.Ertesi gun
adam yine randevuevine gelir.
Samantha ile gorusmek istiyorum.
Beyefendi baska kizlarimiz da var.
Umurumda degil, Samantha ile gorusecegim.
Samantha gelir :Yine mi sen!
Evet.Geceyi seninle gecirmek istiyorum.
Yalniz fiyatimi hatirliyorsun degil mi? Bin dolar.
Hic onemli degil.Ben geceyi seninle gecirecegim.
Birlikte yukari cikarlar,o geceyi de beraber gecirirler.Ertesi
gun,ayni adam, ayni randevuevi:
Merhaba, Samantha ile gorusmek istiyorum.
Samantha asagi iner:
Tanrim, yine mi!Bak, devamli musterilere indirim falan
yapmiyorum.Fiyatim ayni, bin dolar.
Onemli degil.Geceyi seninle gecirmek istiyorum.
Yine yukari cikarlar. Islerini bitirdikten sonra:
Benden bu kadar hoslanman cok guzel ama anlayamiyorum.Uc gece
ustuste bana bin dolar odedin. Nerelisin sen?
Tel Aviv.
Tel Aviv mi? Benim kizkardesim de Tel Aviv'de yasiyor.
-"Biliyorum, sana getirmem icin bana üçbin dolar verdi.."
******
Iki falci kadin fal bakmak icin bir koye gider.Derken hava
kararir.Kadinlar korkmaya baslar. Koyun alt mahallesindeki ilk eve
misafir olular.Yemekler yenir ,fala bakılır.Iyice gece olmaya
baslamistir. Ev sahibi karisina
- "Kari kari kalk daha inek var sagilacak , bulasik var
yikanacak,misafir var sikilecek.." der.Bunlari duyan kadinlar
alelacele evi terk eder bu seferde koyun en ust mahallesindeki eve
konuk olurlar. Sohbetler ilerler. Kadinlardan biri ilk ev
sahibinin karisina soylediklerini anlatmaya baslamistir ki ikinci
ev sahibi
-"Lan o amina koydumun ogluda zaten sikemediklerini hep bana
gonderir.. "
******
Kadının biri doktora gitmiş.
-"Doktor bey, bacağımda leke çıktı" demiş.
Doktor kadının bacağında, vajinasına yakın bir yerdeki lekeyi
incelemiş daha sonra bir parça pamuğa bir ilaç döküp bu ilaçla
lekeyi yok ettikten sonra
-"Tamamdır bayan" deyip parasını almış.
Kadın teşekkür ederek ayrılmış.2 gün sonra aynı kadın yine gelmiş.
-"Doktor bey yine çıktı aynı leke" demiş.
Doktor yine aynı yöntemi kullanarak lekeyi yok etmiş ve kadın
teşekkür ederek ayrılmış.
Bu belli süre hep böyle devam etmiş kadın 2-3 günde bir doktora
geliyormuş.En son geldiğinde doktor çok sinirliymiş. Kadını
koltuğa oturtmuş dizlerinin üzerine çökmüş lekeyi temizlemeye
koyulmuşken bir yandan da kadına sormuş :
-"Hanım hanım senin kocan marangoz mu ?"
-"Evet nerden bildiniz ?"
-"Söyle o salağa bir daha ki sefere vajinanı yalarken kulağının
arkasındaki kalemi çıkartsın.."
Tecavüz
Manastırdan şehire gitmek üzere yaya olarak yola çıkan iki rahibe
ormanlık bir alandan geçmek zorunda kalırlar..Ormanın
derinliklerine ulaştıklarında,önlerine aniden iki serseri
çıkar.Birkaç çırpınıştan sonra serseriler, rahibeleri halleder ve
geldikleri gibi yine esrarengiz biçimde kaybolurlar.. Tekrar yola
koyulan rahibelerden biri diğerine sorar:
- Kardeş,iki kez tecavüze uğradığımızı Rahip Efendiye
söyleyecekmiyiz?....
Diğeri arkadaşına şaşkın şaşkın bakar:
- Ama bizi bir kez düzdüler..
- ayy..yoksa dönerken ayni yolu kullanmayacak mıyız..
Yırtık
Baş rahibe bir sabah manastırda butun rahibeleri toplar ve dün
akşam manastırda olmaması gereken olaylar oldu der. Dün akşam
manastıra erkek girdiğini söyler bütün rahibeler hhiiihh der fakat
arka taraftan bulunan rahibe kikiki güler. Baş rahibe iççamaşırı
falan bulunduğunu söyler. Bütün rahibeler yine hhiiihh yaparlar
arkadakide yine sinsi gülmeye devam eder. Baş rahibe perzervatif
bulundu der. Butun rahibeler arkadaki rahibe hariç hiihh der
arkadaki rahibe kkıı kıkı gülmeye devam eder. Rahibe sözünü şöyle
bitirir:
Fakat perzervatif yırtıktı der bu kez bütün rahibeler kkı kı güler
ve arkadaki rahıbe hhiiiihh der.
Yarı yarıya
Bektaşinin birini ramazanda içki içtiği için yakapaça kadıya
götürürler. Çakırkeyif Bektaşi'yi görür görmez kadı:
"Behey kafir! Bu yaşta hala içiyorsun bu zıkkımı. Utanmıyor musun?
Bilmiyor musun haram olduğunu? .." der.
"Sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır" diye karşılık verir
Bektaşi.
Kadı:
"Bunun içine pamuk katarlar" Bektaşi:
"Dünyada doğru adam mı kaldı, şaraba da yarı yarıya su
katıyorlar..."
Farz
Nasreddin Hoca'nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü
de birbirinden obur şeylermiş. Hoca ne yemek çıkarmışsa silip
süpürmüşler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da
"sünnettir" diye ekmekle iyice sıyırırlarmış. Bu sırada odaya
Hoca'nın oğlu girmiş. Mollalar Hoca'yı memnun etmek için:
-Aman ne güzel çocuk...Adı ne bunun? diye sormuşlar.
Hoca:
-Adı Farzdır, demiş.
Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar:
-Bu ne biçim isim Hoca Efendi? demişler. Şimdiye kadar böyle bir
isim hiç duymamıştık.
Hoca hemen taşı gediğine koymuş:
-Ya, sünnet diyeyim de onu da mı yiyin?
Abdestsiz
Nasreddin Hoca bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş.Ağaçta
bulunan biri de onu izliyormuş. Namazı bittikten sonra namazımın
kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış.
-Allahım sen namazımı kabul et.
Ağaçtaki adam:
-Etmem diye cevap vermiş.
Hoca şaşırmış.Tekrarlamış.
-Alahım sen kıldığım namazı kabul et.
-Etmem.
Hocanın şaşkınlığı iyice artmış.Yine:
-Allahım sen namazımı kabul et demiş.
Ağaçtaki adam tekrar:
-Etmem deyince hoca sinirlenmiş.
-Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım.
Zil sesi
Kasabanın saygın papazı, bir akşam meyhaneye gider.Yemeğini yerken
şarabını da o kalabalık meyhanede yudumlamaktadır. Saatler sonra
çişi gelir ve tuvalete gider. Çıktığında, meyhanedeki o kalabalık
kah-kahalarla gülmekte ve birbirlerini dürtüp işaret parmaklarıyla
papazı göstererek kahkahalarına devam etmektedirler. Buna anlam
veremeyen papaz, meyhaneciyi çağırarak neler olduğunu sorar.
Meyhaneci der ki: "Papaz efendi bizim tuvalette pisuarın üstünde
belden aşağısı bir kağıla kapanmış, üstü çırılçıplak bir kadın
resmi vardır, zaten görmüşsünüzdür"
-Eeee, der papaz.
Meyhaneci: "İşte o kağıdı kaldırınca bizim bu tarafta bütün ziller
çalar da ondan gülüyorlar"..
İmam, Papaz ve Haham
Bir imam, bir haham ve bir papaz ormanda geliyorlarmış. Bir gölün
kenarına gelmişler. Hava sıcak mı sıcak. Bakmışlar çevrede de
kimse yok, soyunup göle girmişler. Çıktıklarında bir bakmışlar ki
kıyafetleri ortada yok. Aramışlar taramışlar ama bir türlü
bulamamışlar. Sonunda haham "Benim evim ormanın içinde, biraz
ileride. Benim eve gidelim, ben size giyecek bir şeyler veririm"
deyince beraber ormanın içinde anadan üryan hahamın evine yürümeye
başlamışlar. Tam eve yaklaştıkları sırada bir grup kadın belirmiş.
Kaçacak biryerde yok. Papaz hemen şeyini kapatmış. Haham da hemen
şeyini kapatmış iki eli ile. İmam ise yüzünü kapatmış. Kadınlar
geçtikten sonra hahamla papaz imama neden şeyini kapamadığını
sormuşlar. İmam "Sizi bilmem ama benim cemaatte beni yüzümden
tanırlar, demiş."
Sen ne işe yaradın
Bektaşi ile hacı osmanlı zamanında ramazanda içki içerken
yakalanırlar. Kadı yaptıklarının cezasının ne olduğunu bilip
bilmediklerini sorar bunlara. Hacı af diler şeytana uyduk kadı
efendi der ve hacı ya idam cezası verir. Bektaşiye sıra gelir ve
derki ben Kadı efendi ben gayri-müslümün bana oruç farz değil der.
Kadı Bektaşiyi serbest bırakır.Bektaşi kadıya sorar kadı efendi
ben de şeadet getirsem müslüman olsam arkadaşımı da bağışlar
mısın? Kadı efendi düşünür gavuru müslüman yapmanın ona
sağlayacağı sevabı hesap eder ve hacıyıda affeder. Kadının
huzurundan ayrıldıktan sonra hoca şaşırararak bekaşiye sorar; Sen
ne biçim adamsın be bir dinli oluyon bir dinsiz, sende iman yokmu
bire münafık deyip azarlar. Bektaşimizde gavur oldum kendimi ,
müslüman oldum seni kurtardım. Peki sen ne işe yaradın?
İş iştir
Abraham Libemovitz sınıfındaki tek yahudi öğrenciydi. Ne iyi ki
yaşadığı şehir nezih bir yerdi ve ırkçılık gibi sorunlar yoktu.
Bir gün sınıfta öğretmen şöyle bir soru sordu:
- Evet çocuklar, dünyada gelmiş geçmiş en büyük insan kimdir?
Bilene 20 dolar vereceğim. Bütün çocuklar tahmin etmeye başladı.
Biri "George Washington ! Çünku ulusumuzun babasıdır!" dedi. Başka
biri "Abraham Lincoln ! Çünkü köleliği kaldırdı !", bir diğeri;
"Jan Dark ! Fransayı kurtardı !" Fakat öğretmen bu cevapları kabul
etmemiş. Bu sırada Abraham parmak kaldırmış. Öğretmen sormuş;
"Evet Abraham,sence dünyada gelmiş geçmiş en büyük insan kimdir?"
- Nasıralı İsa.
- Bravo Abraham, aferim, gel al 20 dolarını.
Dersten sonra cevaptan çok memnun kalmış olan öğretmen Abrahama
neden isa cevabını verdiğini sordu.
- Öğretmenim, aslına bakarsanız bence dünyadan gelmiş geçmiş en
büyük insan Musadır ama...,iş iştir...
Kevser
İmam Hatip Lisesinde teftiş yapan bir müfettiş sınıfa girer.. Ders
Kur'an-ı Kerim'dir. Bir öğrenciyi kaldırarak ismini sorar.
Öğrenci:"Fatih" diye cevap verir.. Müfettiş : "Peki öyleyse yavrum
Fatiha suresini oku bakalım.."..cocuk sureyi okur. Sıra başka bir
öğrenciye gelmiştir. Mufettiş yine sorar.."İsmin ne
çocuğum?"..çocuk cevap verir: "Yasin ama arkadaşlar kısaca Kevser
derler "
Tedbirli olmaya çalışıyor
Papaz ölmek üzere olan adamın üzerine eğilerek;
'Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle'...der.
Ancak adamdan ses çıkmaz.
Papaz isteğini bir kez daha tekrarlar, ama hastanın sessizliği
sürer.
Sonunda Papaz kızgın bir ifadeyle; 'Neden şeytanı ve kötülüklerini
lanetlemiyosun, bre gafil?' diye sorunca adam halsizce karşılık
verir; 'Nereye gideceğim belli olmadan kimse hakkında kötü
konuşmak istemiyorum.'
Kafir
Neyzen Tevfik sivri dilliliği ve içmesiyle bilinen bir
sofuymuş.Yine herzamanki mekanında arkadaşlarıyla içiyormuş Oradan
geçmekte olan katı dindar bir başka sofu arkadaşı Neyzen'i
görmüş.Söylene söylene yanına gelmiş ve şöyle demiş:
-Ah Neyzen! iyi adamsın hoş adamsında, birde şu kafiri içmesen
Neyzen sofuya bıyık altından gülerek:
-Sen hiç merak etme aziz dostum. Ben bu kafiri önce ehli müslim
yapıyorum, sonra içiyorum
Oğlumu Kaybettim
Hz. isa bir gun yolda perishan bir adam rastlamIsh.. derdini
anlamak icin sormus - neyin var diye.. adam, aman sorma demis...
-oglumu kaybettim onu arIyorum... isa, -peki oglunun ne gibi
ozellikleri varI diye somus.... adam, -ellerinde ve ayaklarInda
civi delikleri vardI demis.. isa, shok olmus ve adama sarIlIp
haykIrmIsh -baba...! adam da isa ya sarılmış.... -pinokyo...!
Güzel için oruç bozulurmu ?
Bektaşiye bir gün sormuşlar...
Gelse bir dilberi ahu
Olsa savmı ramazan
Dilber-i ahumu efdaldir ,
yoksa savmı ramazan mı?
Bektaşi cevap verir:
Fırsatı fevketme zinhar...
Sür sefasın dilberin
Olur kazası savmın
Olmaz kazası dilberin....
ne sıklıkta
Erenlerden birine sormuslar
-'ne sıklıkla oruç tutarsın?'
-'ooo' demiş 'her sene kesin oruç tutarım'
-'peki ne sıklıkla namaz kılarsın?'
-'ooo' demiş 'çok sık. her hafta namaz kılarım'
-'peki' demişler ne sıklıkla alkol alırsın?'
-'ehh' demiş 'cok nadiren. akşamdaan akşama!'
Suç sende değil
Bektaşiler gene bir akşam iciyorlarmis. Havada sıcakmı sıcak yazın
en sıcak ayı. Ekinlerin suya ihtiyaci var. İçerlerken arkadan
birisi seslenmiş '' hocam ne olacak bizim tarlalarımızın hali?
bizim için yağmur duasına çıksanda bize bereket yağdırsan''.
demiş. Bektaşi ''tamam yarın içmeyelimde yağmur duasına
çıkalım''demiş. sabahleyin erkenden bektaşi önde cemaati arkada
giderken tarlaların yanına gelmişler. Bektaşi baslamış dua etmeye.
Tam duanın ortasında''Allah'im bu tarla benim ''demiş duaya devam
etmiş. Neyse duayı bitirdikten sonra herkes evlerine dağılmış.
Bektaşininde arsası tam yolun yanındaymış yani çok kıymetliymiş.
Bektaşide evine dönmüş. Akşam bir yağmur baslamış, ortalığı sel
götüruyor durdurak bilmiyor. Bektaşinin arsasını sel almış
götürmüş. Sabahleyin bektaşi yağmurun sevinciyle koşa koşa geliyor
birde bakıyorki arsa yok!!! Bektaşi çok sinirlenmiş ellerini
havaya kaldırmış ''Yok Allahm suç sende değil, sana o arsanın
yerini söyleyen pezevenkte''demiş.
Sen en iyisini bilirsin
Nasrettin hoca bir gün köyden şehre giderken yorulmuş tarlanın
kenarındaki Ceviz ağacının altında dinleneyim demiş.Şöyle bir
etrafına bakınıp ağacın altına uzanmış. Ve şöyle düşünmüş.Ey
Allah'ım gücüne sual olmaz amma,incecik kabak sapında kocaman
kabak var, koskocaman ağaçta küçücük ceviz var, bu nasıl iş deyip
uykuya dalmış.Ağaçtan bir ceviz hocanın kafasına düşüvermiş.Ve
kafada ceviz büyüklüğünde bir şiş olmuş. Hoca hiddetle uyanmış ve
Yarabbi sen en iyisini bilirsin demiş. Simdi o kabak ağaçta
olsaydı benim halim ne olurdu.
Vaaz
Papazın biri vaaz verecekmiş ama çok heyecanlanıyormuş. Gitmiş baş
papaza, papaz efendi ben vaaz vereceyim ama çok heyecanlanıyorum
demiş.Papaz,o zaman git biraz şarap iç heyecanın geçer demiş.
Adam,şarabı içmiş sonrada vaazı vermiş. Vaazdan sonra gitmiş
papaza,demiş nasıldı papaz efendi beğendiniz mi? Papaz , "Güzeldi
yavrum ama bazı hataların var."
1)Merdivenden yürüyerek ineceksin tırabzandan kaymayacaksın.
2)Duaların sonunda oleeeey değil, Amin diyeceksin.
3)En önemlisi de İsa Tanrı'nın oğlu sütçünün çocuğu değil.
Cehennem
Dört samimi arkadaş aynı arabada yolculuk ederken trafik kazasında
ölürler. Azrail "Türk cehennemine mi yoksa avrupa cehennemine mi
gitmek istersiniz?" diye sorar. "Fark nedir?" diye sorarlar.
Azrail "Avrupa cehenneminde her gün bir kepçe Türk cehenneminde
her gün bir kova bok yersiniz" der. Üç tanesi "biz Türk doğduk,
Türk ölürüz" der. Bir tanesi ise uyanıktır, Avrupa cehennemini
seçer. Ve aradan epey zaman geçer avrupa cehennemindeki adam artık
kepçe kepçe yemekten bıkmıştır, arkadaşlarının durumunu merak
eder, hallerini görmek için ziyarete gider. Oysa onlar şen şakrak
gülerek karşılarlar onu. Dayanamaz sorar: "Ben bir kepçesini
hazmedemezken siz her gün bir kova bok yiyip nasıl bu kadar neşeli
olursunuz?" "Oğlum oğlum" derler "Burası Türk cehennemi, bir gün
bok olur kova olmaz bir gün kova olur bok olmaz, 3 aydır bir bok
yediğimiz yok!"
Yalansa
Abartıcı bir kişi olarak tanınan hattat İzzet Efendi bir dostuna:
- Dün gece sabaha kadar oturdum, bir Kur’an yazıp bitirdim, demiş.
Az sonra dostu söze girmiş :
- Geçen Ramazan’da Kandilli’ye, bir iftar yemeğine gidiyordum.
Boğaziçi’nde öyle bir fırtına çıktı ki... Dalgalar bindiğim kayığı
sahildeki minarelerin şerefelerine kadar çıkardı. Kayık dalgalar
arasında sallanırken iftar oldu, toplar atıldı. Ben de sigaramı
kandillerden yakıp orucumu bozdum.
Mustafa İzzet Efendi bağırmış :
-Yalan !..
-Yalansa, senin dün gece yazdığın Kur’an-ı Kerim çarpsın.
Elimden Geleni Yaptım
Kasabanın birinde kilisede pazar ayini sırasında kilisenin içinde
olduğu kasabayı su basar. Sular kiliseye doğru ilerlemeye
başlar.Herkes panik içinde koşuştururken Papaz'ın yerinde
durduğunu gören insanlar Papaz'a gelmelerini söylerler.
Papaz onu Tanrı'nın koruyacağını söyler.
O anda sular yükselmeye başlar.Sular kiliseye girer.Rahip canını
kurtarmak için 2. kata çıkar.Bir yandan da Papaz'a kaçmasını
söyler.Papaz inadını devam ettirir.Sular 2. kata çıktığında
pencerenin önünden bir kayık geçer.İçinde halktan bazı kişiler
vardır.Papaz'a gelmesini söylerler ama Papaz yine inadını
sürdürür.
'Tanrı beni korur'der.Sular çatıya çıktığında yine bir kayık geçer
ve yine halktan bazıları kayığın içindedir Papaz'a gelmesini
söylerler ama Papaz 'Tanrı beni korur'demeye devam eder.Sular
çatıyıda aşınca Papaz çatıdaki direğe tutunur.Bu sefer tepeden bir
helikopter geçer. İçinde yine halktan bazı kişiler vardır.Papaz'a
gelmesini söylerler.Papaz yine
'Tanrı beni korur.'der. Ve ölür.
Tanrı'! nın huzuruna çıkar.Tanrıya 'Ben sana darıldım Tanrım. Ben
senin huzurunda yıllarca çalıştım,sen beni öldürdün.'der.
Tanrı da 'asıl sen kendini öldürdün.Senin için 2 kayık 1
helikopter gönderdim daha ne yapayım.'der
ORUÇ
Ataist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki
güzelliklere bakıyormuş 'Evrim ne güzellikler yaratıyor!diye
düşünüp mest oluyormuş birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş
ve onu kovalamaya başlamış Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her
arkasına bakışında ayının daha olduğunu farkediyormuş. Dakikalarca
süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış,
ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, Tam vurmaya
hazırlanırken adam "ALLAHIM! diye bağırmış. bir anda zaman durmuş
ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş bir anda orman
karramış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış.
Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
"Yıllarca bana inanmadın,yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın,
sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir
kulum mu saymalıyım?"demiş.
Adam untanç içinde: Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri
olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI DİNDAR yapabilirmisin."
demiş
SES: peki " diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş.Nehir
tekrakmaya baslamış herşey eski haline dönmüş. Ayı pençesini
indirmiş, iki pençesinide göge doğru çevirmiş, ve konuşmaya
başlamış;
"ALLAHIM,senin rızkınla orucumu açıyorum, Hamdolsun bana verdiğin
nimetlere...
Mucizeler
Bir Yahudi, bir Hristiyan ve bir Müslüman kimin daha çok dindar
olduguna dair tartisiyorlarmis.
"Çölün ortasinda devemin üzerinde gidiyordum" demit
Müslüman."Aniden, nereden geldigi belli olmayan çok büyük bir kum
firtinasi koptu. Devemin yanina uzandim, deveyle birlikte kumlara
daha çok gömüldükçe, gerçekten sonumun geldigini düsündüm. Ama,
Allah 'a inancimi yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden
etrafimdaki on millik alanda firtyna durdu ve ben köyüme
dönebildim.
Hristiyan , "Bir gün okyanusta küçük bir kayikta balik tutarken,
dev bir firtina koptu. 2 metre boyunda dalgalar! Gerçekten sonumun
geldiiini sandim. Tanri 'ya dua ettim, dua ettim ve sonra
etrafimdaki on millik alanda firtina dindi, ben karaya
çikabildim."
Yahudi anlatmaya baslamis. "New York sehrinin ortasindayken, yerde
siyah bir çanta gördüm. Çantanin içine bakinca parayla dolu
oldugunu gördüm. Cumartesi günü oldugundan ve bizim bu kutsal
günümüzde paraya el sürmemiz yasak oldugu için, gerçekten sonumun
geldigini düsündüm. Ama, inancimi yitirmedim. Dua ettim, dua ettim
ve aniden, etrafimdaki on millik alanda "Sali" oldu.
BEN DE PEDERİM AMA
Bildiğiniz gibi bazı hristiyanlar papazlara 'Father-Peder-Baba'
derler. Komünist rejim zamanında Rusya'dan zar zor kaçıp New
York'a yeni gelen Salamon, metro'da bir papazın yanına oturmuş. O
güne kadar hiç papaz görmediği için de sormuş
'Af edersiniz efendim, sizin gömleğinizin yakası neden ters?'
Papaz 'Çünkü ben bir pederim' demiş.
Salamon 'Ben de bir babayım ama gömleğimin yakası ters değil.
Neden siz yakanızı ters takıyorsunuz?' diye yine sormuş.
Papaz biraz düşünmüş ve 'Beyim ben bir çok insanın pederiyim'
demiş.
Salamon 'Benim de çok çocuğum var. Tam dört kızım ve dört oğlum
var. Ama yakam ters değil' diye cevap vermiş.
Papaz 'Ben yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca insanın babasıyım'
deyince Salamon gülmüş ve
'Beyim' demiş 'Ben sizin yerinizde olsam yakamı ters takacağıma
pantalonumu ters giyerdim'
MANASTIR HAYATI
Bir manastırda yaşayan üç rahibe oturmuş dedikodu yapıyorlarmış.
Birincisi 'Kızlar' demiş 'Geçen gün baş papazın odasını
temizlerken bir sürü seks mecmuası buldum'.
Diğerleri 'Peki ne yaptın?' diye sorunca ilk rahibe 'Hiiç' demiş
ne yapacağım hepsini çöpe attım'
İkinci rahibe anlatmaya başlamış 'Bende bir ay önce baş papaz
efendinin odasını temizliyordum bir sürü prezervatif buldum'
İlk rahibe sormuş 'Peki sen prezervatifleri ne yaptın? Attın her
halde'
İkinci rahibe 'Yok canım' demiş 'Hiç üşenmedim tek tek hepsini
iğne ile deldim ve tekrar paketlerine koydum'
Bunu duyan üçüncü rahibe düşmüş bayılmış..
BİTSİN BU DAVA
Bektaşi'nin birine konuk gelecekmiş. Bektasi konuğu nasıl
ağırlar... Elde yok, ayakta yok.. Mahçup olmak da istemiyor...
Komşusu Yahudi'nin bir sürü keçisi varmış...Onlardan birini
çaktırmadan alıp kesiyor... Ama çaktırmadığını sanan kendisi...
Yahudi, ağacın arkasından gözlermiş durumu... Diyor ki kendi
kendine, "Kadıya gitsem.. Kadı Müslüman, o Müslüman, ben Yahudi…
Davayı kazanamam. Hadi kazandım, Bektaşi'nin nesi var ki, ondan
alıp bana versin... Biz artık Allah'ın huzurunda hesaplaşırız...
Yıllar geçiyor. Yahudi, Allah'ın huzurunda davacı oluyor,
Bektaşi'den... Mahkeme kuruluyor..
Allah :
-Sen Yahudi kulumun keçisini kesmişsin, diyor Bektaşi'ye...
-Kesmedim, diyor Bektaşi...
-Ben gözlerimle gördum diyor, Yahudi..
-Allahım, diyor Bektaşi... Bir mahkemede bir adam hem şahit, hem
davacı olamaz.
-Haklısın ama, diyor, Allah Ben her şeyi görürüm. Ben de gördüm,
kestiğini...
-Allahım, diyor Bektaşi...Aynı mahkemede, hem şahit, hem hakim
olunmaz...
-Gene haklısın, diyor Allah... O zaman getirin keçiyi ona
soralım...
-Ne!... diyor Bektaşi... Keçi burada mı?...Ver onu o zaman bu
Yahudi'ye...Bitsin bu dava..
Alacaklı
İstanbulun eski devirlerinde azınlıktan bir tüccar Jacob Efendi;
nasıl olduysa müslüman bir tüccardan borç alır ve bir türlü
ödemez. Haftaya, yok öbür haftaya derken bizimkini oyalayıp durur,
sonunda bizimki Jacob Efendinin kapıya dayanır borcunu ödemesini
ister. Öderdin ödemezdin derken bizimkinin kafası bozulur açık
pencereden uzatır Jacobun kafayı dışari, geçer arkaya başlar bi
güzel düzmeye.
O sırada pencereden öğle namazı için salına salına camiye giden
imami gören Jacob efendi eli yüzü kan ter içinde, telaşla bağırır
imama
-İmam efendiiiii, acele edesin be bre, öğle namazi vakti geçmek
uzeredir. Okuyasin hemen su ezani.
İmam kaldırır kafayı pencereden kafası görünen Jacob Efendiye
seslenir.
- Yahu Jacob Efendi, sana ne bizim ezan vaktinden. Müslüman
olmadığına göre sana ne ezan vaktinden ?
Jacob efendi zar zor cevap verir:
-Öyle demeyesin be imam efendi, bizim de vardir icimizde bir
parcacik muslumanlik !!!
KENDİNDE OLMAYANI
Bektaşi, camide namazdan sonra dua etmiş :
-Ey ulu Tanrım, bana bir rakı parası ver!
Yanında namazını bitiren softa da, ellerini kaldırmış :
-Rabbim, bana iman ver!
İki duayı da işiten hoca, Bektaşiye :
-Bak, herkes ne isitiyor Tanrı'dan, sen rakı parası. Utanmıyor
musun?, demiş
. Bektaşi usulca :
-Ne yapalım hoca efendi, herkes kendisinde olmayanı ister, demiş.
Peşin Namaz
Bektaşi ile bir hoca birlikte yola çıkmışlar, bir süre sonra hoca
:
-Namaz saati! demiş, başlamış kılmaya...
Rekat üstüne rekat, selam üstüne selam... Bektaşinin beklemekten
canı sıkılmış, hoca namazı bitirince sormuş :
-Yahu bu ne uzun namaz böyle?
-Kazaya kalmış namazlarım vardı, onları eda eyledim!
Bektaşi :
-Eh ben de bir namaz kılayım! demiş ve başlamış namaza...
Ama ne namaz, bitmiyor, sonunda hoca dayanamamış :
-Erenler, senin namaz da uzun sürdü!
-Önümüzdeki haftanın namazını kıldım!
Hoca şaşırmış :
-Yahu olur mu böyle şey?
Bektaşi gülmüş :
-Yukarıdaki senin veresiyeni kabul ediyor da, benim peşinimi niye
kabul etmesin?
Trafik
Papazın biri bisiklet kullanırken polis bunu durdurmuş.
-Ehliyet ve ruhsat lütfen
papaz -ehliyetim yok ama cebimde incilim, sağ omuzumda isa, sol
omuzumda iyi melek var demiş.
polis -hem ehliyetin yok hemde bisiklete üç kişi biniyorsun demiş
Papaz ile Zangoç
Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş:
"Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?"
Zangoç'ta derin bir sessizlik...
lyice köpürmüş Papaz:
"Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun?"
"Hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor efendim!"
Olacak şey mi! İki adım öteden beni duymuyorsun..." Zangoç bıyık
atından gülmüş; "İsterseniz yer değiştirelim, anlarsınız..." Yer
değiştirmişler.
Bu kez Zangoç seslenmiş:
"Kilise için toplanan yardımları kim iç ediyor?" Papaz kendi
kendine söylenmiş:
"Hakikaten yahu! Buradan hiçbir şey duyulmuyor."
FARK
Küçük John okuldan eve gelir ve üzgün bir sekilde, "Matematik
dersinden 1 aldim" der. Babasi hemen sorar, "Neden ?" "Ögretmen
3x2 kaç eder?" diye sordu, ben de "6" dedim. Babasi hemen oglunu
tasdikler ve
"Fakat bu dogru" der. Ondan sonra da "ögretmen 2x3 kaç eder?" diye
sordu.
"Has siktir, ne farki var ki ?"
"Ben de ögretmene aynisini söyledim
AIDS
Adamın biri kanserden oluyormus. Olum doseginde oglu sormus:
‘ Baba neden AIDS’ten oldugunu soyluyorsun herkese?’
Baba ‘ Ben oldukten sonra kimse annenle berabar olamasın diye!’
Geri Dön
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
|